CHP İŞ BANKASI ZENGİNİ

Siyaset - 16 Temmuz 2010 10:56
Atatürk'ün kurduğu İş Bankası'nda yüzde 28 hissesi olan Cumhuriyet Halk Partisi, bu parayı ne yapıyor? Nerelere harcıyor? Atatürk'ün vasiyetine uyuyor mu?
İş Bankası'nın yüzde 28.1'ine ortak olan CHP'nin aynı zamanda banka zengini olduğu ortaya çıktı. CHP aynı zaman da İş Bankası'nın doğrudan iştirakleri olan Arap-Türk Bankası ile Türkiye Sınai Kalkınma Bankası'nın da ortağı olduğu belirlendi.
İş Bankası'nın bu iki bankada yönetim kurulu üyeliklerinin bulunduğu ve bu isimlerin CHP'li üyelerinde bulunduğu İş Bankası yönetimince belirlendiği öğrenildi.
İş Bankası, Libya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi'nin bankası olarak da bilinen Arap-Türk Bankası'nın hisselerinin yüzde 20'sine sahip. İş Bankası ayrıca Türkiye Sınai Kalkınma Bankası'nın hisselerinin yüzde 50.10'una da sahip.
BU KADAR ZENGİN PARTİ YOK
Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Adnan Küçük, CHP'nin Anayasa ve Siyasi Partiler Yasası'na aykırı olan bu tutumunun yıllardır devam ettiğini belirterek, 'Anayasa'nın 69. Maddesi siyasi partilerin ticari faaliyet de bulunmalarını kesinkes yasaklıyor.
Benzer hüküm; Siyasi Partiler Yasası'nın 67. Maddesi'nde var. Bankacılık faaliyeti ticari bir faaliyet. CHP, 'Biz bu gelirine dokunmuyoruz Türk Tarih Kurumu'na, Türk Dil Kurumu'na veriyoruz' diye işin içinden sıyrılmaya çalışıyor.
O nasıl oluyor. Hibe yoluyla. Siyasi Partiler Yasası'na göre hibe vermek de suç. O da siyasi partileri sorumluluktan kurtarmıyor. İş Bankası'nın üçte birine ortak olmak muazzam bir sermayedir.
Dünyanın hiçbir yerinde böyle sermaye sahibi bir parti yok. ABD'de dahi banka sahibi başka bir parti yoktur.
CHP dışında başka bir parti bir bankaya ortak olsa ne olur, en azından kıyametin küçüğü kopar. Bu nedenle diyorum ki CHP, Türkiye'de özel olarak korunmaktadır' dedi.
İşte CHP'nin ortak olduğu şirketler
FİNANS GRUBU:
* Arap-Türk Bankası A.Ş.
* İşbank GmbH
* Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş.
* Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi
* Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş.
* Milli Reasürans T.A.Ş.
* İş Dublin Financial Services Plc.
* İş Finansal Kiralama A.Ş.
* İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.
* İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
CAM GRUBU:
* Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.
* Camiş Madencilik A.Ş.
* Çayırova Cam Sanayii A.Ş.
TELEKOMÜNİKASYON GRUBU:
* Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.
* İş Net Elektronik Bilgi Üretim Dağıtım Ticaret ve İletişim Hizmetleri A.Ş.
SANAYİ VE HİZMET GRUBU:
* Antgıda Gıda Tarım Turizm Enerji ve Demir Çelik Sanayi Ticaret A.Ş.
* Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği Camiş Yatırım Holding A.Ş.
* İş Merkezleri Yönetim ve İşletim A.Ş.
* Kültür Yayınları İş-Türk Ltd.Şti.
* Nemtaş Nemrut Liman İşletmeleri A.Ş.
* Trakya Yatırım Holding A.Ş.
* Türk Pirelli Lastikleri A.Ş.
(Yeni Şafak, Behçet Güngör, 2008)
CHP, gasp ettiği TTK ve TDK gelirlerini ödemelidir...
Başbakan Erdoğan'ın mal beyanında bulunmayışını üzüntüyle karşıladık.
Teşbihte hatâ olmaz; Başbakan'ın bu tavrını, gâvura kızıp orucu bozmak şeklinde yorumluyor ve muhalefetle bu konudaki sürtüşmesi gündemden uzaklaşınca, fazla vakit geçirmeden mal bildirimini açıklaması gerektiğini vurgulamak istiyoruz.
Başbakan'ın, bu polemik sırasında çok önemli bir iddiası oldu. Erdoğan, dünyanın hiçbir ülkesinde banka sahibi partinin bulunmadığını ve CHP'nin Türk Tarih Kurumu (TTK) ile Türk Dil Kurumu'nun, (TDK) Atatürk'ün vasiyeti gereği alması gereken 111 trilyonun üzerine oturduğunu söyledi.
CHP sözcüleri de buna, Türkiye İş Bankası'ndan CHP'ye para aktarılmadığını ve TTK ile TDK'nın Atatürk'ün miras bıraktığı kurumlar olmadığını söyleyerek cevap verdiler.
* * *
Bir milletin tarihi ve dili en kıymetli hazinesidir. Büyük Atatürk bu gerçeği çok iyi kavramış bir liderdi. O'nun emriyle 15 Nisan 1931'de TTK ve 12 Temmuz 1932'de TDK kuruldu.
Atatürk'ün son katıldığı TDK kurultayındaki son tüzükte, TDK Başkanı Millî Eğitim Bakanı idi. Daha sonra TDK'da devamlı tüzük değişikliği yapıldı.
Meselâ, 1951'de Millî Eğitim Bakanı Tevfik İleri, Kurumun bilimsel hüviyetine hürmeten başkanlığı bıraktı.
Zaten Atatürk de 1 Kasım 1936 tarihinde yaptığı TBMM açış konuşmasında, kurumların birer 'ulusal akademi' hâline gelmesini istediğini söylemişti.
Ancak 1960'lı yıllarda bu kurumlar tamamen değiştirilerek Atatürk'ün işaret ettiği konumdan uzaklaştılar.
Lâkin mirasından pay almaya devam ettiler.
1983 yılında çıkarılan 2876 sayılı kanunla 'Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu' kuruldu. Bu kurum Anayasa'nın 134. maddesine göre bir anayasal kurum hüviyetine sahip oldu.
Bu kanunla TTK ve TDK, nihayet Atatürk'ün istediği duruma getirilmişlerdi. Yüksek Kurum içerisinde TTK ve TDK'nın tüzel kişilikleri devam ediyordu.
* * *
Esasen Anayasa'nın 134. maddesinin ikinci fıkrasında, 'Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk'ün vasiyetnamesinde belirtilen malî menfaatler saklı olup kendilerine tahsis edilir' şeklinde açık ve âmir hükmü bulunmaktadır.
Bu hükme rağmen CHP, kurumların gelirlerini vermeyince mahkemeye gidildi. Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 3.11.1993 tarih ve 993/444 E, 993/724 K sayılı kararına göre TDK ile TTK'nın Atatürk'ün vasiyetnamesinde belirttiği kurumlar olduğu tesbit edildi.
Karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20.9.1994 tarih ve 994/1745-7339 sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşti.
Şimdi sıkı durunuz. Bundan sonra 1 Ocak 1997 tarihinde TTK ve TDK ile CHP arasında bir 'Antlaşma' imzalanıyor.
Bu sözleşmeyi CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, TTK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ve o zamanki TDK Başkanı Prof. Dr. Ahmet B. Ercilâsun imzalıyorlar.
Sözleşme uyarınca arada çamura da yatsa CHP 2000 yılına kadar kurumlara gelirlerini ödüyor.
Ancak en son 1999'da ödeme yaptıktan sonra son 6 yıldır tek kuruş ödemiyor ve TTK ile TDK'nın CHP'den (İş Bankası'ndan) 111 trilyon alacağı birikiyor.
Bu arada kurumlara devlet bütçesinden de ödeme yapılmadığı için kurumlar görevlerini yapmakta güçlük çekiyorlar. Hattâ TDK, 2004 yılında personeline maaş ödeyemez duruma düşüyor.
Şimdi düşünebiliyor musunuz, bir tarafta her gün tecavüze uğrayan tarihimiz ve dilimiz, diğer tarafta gasbettiği paralarla bu hayatî konularda araştırma yapılmasını engelleyen CHP...
* * *
Bir de kalkıp mirasın tek kuruşunu partiye harcamadık demezler mi... Peki, yıllardır Banka yönetim kurulundaki 3 CHP temsilcisine ne demeli? Dünyanın neresinde siyasî partilerin banka yönettiği görülmüştür?..
Bu durum Anayasa'nın 68. maddesinin son fıkrasına ve Siyasî Partiler Kanunu'nun 61. ve 68. maddelerine de açıkça aykırıdır.
Bu itibarla:
1. TTK ve TDK'nın alacakları devlet eliyle tahsil edilmelidir.
2. CHP-İş Bankası ilişkisi TBMM'de kurulacak bir Araştırma Komisyonu tarafından incelenmelidir.
CHP ve İş Bankası tarihçesi...
55 yıl önce CHP'nin mal varlığına el kondu
Atatürk'ün İş Bankası'ndaki hisseleriyle ilgili tartışmanın yanısıra CHP'nin mal varlığı da polemik konusu oldu. 1951'de CHP'nin mal varlığı Hazine'ye devredildi.
Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu'nu CHP ile karşı karşıya getiren Atatürk'ün İş Bankası'ndaki hisseleriydi.
Atatürk'ün vasiyeti gereği CHP, her yıl Atatürk'ün nakit ve hisselerinden elde edilen nemayı yarı yarıya bu iki kuruma paylaştıracaktı.
İş Bankası, Atatürk'ün talimatıyla Celal Bayar tarafından kuruldu. Bayar, ilk genel müdürdü. Banka, devlet desteğiyle büyüdü. 1 milyon lira sermaye ile kurulan bankanın ilk 250 bin lirasını Atatürk verdi.
Bu 250 bin lira, Hintli Müslümanların Milli Mücadele sırasında gönderdikleri 500 bin liradan arta kalandı. Paranın diğer kısmı Milli Mücadelede harcandı.
Atatürk'ün hisseleri, uluslararası İslami dayanışmanın gereği olarak Hintli Müslümanların gönderdiği parayla alındı.
İş Bankası eski Yönetim Kurulu üyesi CHP'li Cezmi Kartay anılarında, Hindistan'dan gelen paranın yanı sıra Mısır Hidivi Abbas Hilmi'nin Türk uyrukluğuna geçmesi nedeniyle CHP'ye bağışladığı 900 bin lira ile, Atatürk'e özel idareler, belediyeler ve şahıslar tarafından armağan edilen taşınmazların da CHP'ye geçtiğini aktarır.
ÖZEL KANUN ÇIKARILDI
1927'de yaptığı açıklamada Atatürk kendisine yapılan bütün bağışları CHP'ye devredeceğini söyler. Atatürk, 'Ben Cumhuriyet Halk Fırkası'nın Genel Başkanıyım, CHF Anadolu'ya ayak bastığım andan itibaren benimle çalışan Anadolu Rumeli Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti'nden doğmuştur.
Bu teşekküle tarihen bağlıyım' diyordu. Anadolu Ajansı açıklamayı 'Ulvi bir feragat: Gazi, bütün emlakini Fırkaya veriyor' başlığıyla duyurdu.
Atatürk 1933'te mal varlığını özel bir kanunla CHP'ye bağışladı.
Atatürk mal varlığını inkılabın derinleşip kökleşmesinde ve milli gidişin ileri hamlelerle kuvvetlendirilmesinde tayin buyuracakları kayıtlar altında tasarruf edilmek üzere CHP'ye vasiyet yoluyla bırakıyordu.
Atatürk, ölümünden önce de İş Bankası'ndaki nakit ve hisse senetlerinin yönetimini de CHP'ye bıraktı.
İSMET PAŞA'YA MAAŞ BAĞLAMIŞ
Atatürk'ün vefatıyla İş Bankası'ndaki nakit parası ve hisselerin yönetimi CHP'ye geçti. CHP, bu hisselerin çıplak mülkiyetine sahip olurken, nakit ve hisselerin nemalandırılması görevi İş Bankası'na aitti.
Vasiyette TDK ve TTK'ın dışında, yaşadıkları sürece manevi çocuklarına her ay para verilecekti. İsmet İnönü'nün çocuklarına da yüksek tahsilleri sağlanacaktı.
Atatürk vefat ettiğinde İş Bankası'nda biriken nakit parası 1.5 milyon liraya yakındı. Hisse senetleri bu meblağın dışında.
Atatürk'ün hesabından 1927-1937 tarihleri arasında İsmet İnönü'ye her ay 1000-3000 lira arasında para verilmişti. İnönü'ye ayrıca Atatürk'ün diğer hesaplarından da para ödenmişti.
Buna göre 1924'ten 1938'e kadar İnönü'ye 365 bin lira ödenmiş. İş Bankası'ndan CHP'ye, Halk Evleri'ne bağışlar ve krediler de açılmıştı.
İŞ BANKASI-BASIN İLİŞKİSİ
İş Bankası'nın dönemin basın kuruluşlarıyla ilişkisi de tartışıldı. Bankanın idare meclisi reisi Hakimiyeti Milliye gazetesinin sahibi ve Siirt Milletvekili Mahmut Soydan'dı.
CHP'yle bağı olan Burhan Cahit Morkaya'nın sahibi olduğu Karagöz gazetesi de, bankanın iştiraklerindendi.
Banka, CHP'nin şifahi talimatıyla gazetenin yüz hissesinden altmışını parti adına almıştı. Burhan Cahit, 1926'da İstanbul'da Milliyet gazetesini kurdu.
Mahmut Soydan gazetenin başyazarıydı. İş Bankası 1928'de Milliyet'in yüzde 20'sini satın alarak destek verdi. Banka, gazeteye mali yardımların yanı sıra şubelerinde de Milliyet'e abone bulmakla görevli memurlar bulundurdu.
Bu yardımlara ilan ve reklam desteği ile düşük faizli kredileri eklenebilir. Milliyet 1935'de kapandığında bankaya borcu 150 bin lira idi.
Matbaasını Tan gazetesine kiraya veren Mahmut Soydan yeni bir şirket kurdu. İş Bankası İdare Meclisi Reisi olan Soydan'a 350 bin liralık kredi açıldı.
Soydan'ın borcu 500 bin liraya çıktı. Soydan, Milliyet'in matbaasını yeni şirkete 325 bin liraya sattı. Yeni şirketin yarı hisselerini de İş Bankası'nın iştiraklerine sattı.
Buradan elde ettiği para 175 bin liraydı. İş Bankası'na olan borcunu ödemiş oluyordu. Elinde kalan hisselerden ise 35 bin lira kazandı. Kısa bir süre sonra yeni şirketin de zarar ettiği gerekçesiyle tasfiyesi gündeme geldi.
ÇÖLAŞAN'IN DEDESİ CHP'Yİ MEYHANECİLİKLE SUÇLADI
DP İktidara geldikten sonra devlet tarafından CHP'ye geçen malların ve bu arada Halk Evleri'nin devlete geri verilmesini gündeme getirdi. 1951'de hazırlanan bir kanun tasarısı sert polemiklere yol açtı.
1921'de Atatürk'ün Adalet Bakanı, İstiklal Mahkemesi eski Başkanı ve CHP eski milletvekili, DP Milletvekili Refik Şevket İnce, mevzuatın siyasi partilerin ticaret yapmalarını yasaklamasına karşın CHP'nin Halk Evleri de dahil olmak üzere taşınmayan mallarını ticarethane gibi işletip fırıncılık, kahvecilik, fabrikatörlük, hatta meyhanecilik yaptığını ileri sürdü.
Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın TBMM'de yaptığı açıklamaya göre ise 1932'den 1950'ye kadar devlet bütçesinden, Özel İdare'den, belediyelerden, köy bütçelerinden ve İktisadi Devlet Teşekkülleri'nden 48 milyon 679 bin lira ödenmiş.
CHP'ye de örtülü ödenekten 10 milyon, bankalardan 1.5 milyon, çeşitli gelirlerden 5 milyon olmak üzere 18 milyon lira verilmiş. İddialara göre bu paranın 5 milyon 773 bin 229 lirası CHP'nin zimmetindeydi.
Ayrıca CHP'nin elinde 871 bina, 363 parça arsa vardı. Toplam 1234 parça taşınmaz mala sahipti. Bakanın iddialarına göre, taşınmayan mallar, bina ve arazi vergilerinin az ödenmesi için değerleri eksik gösterilmiş, tapuya bu şekilde yazdırılmıştı.
Bunların tapu değerleri ise 3 milyon 672 bin 127 liraydı. Günlerce süren polemiklerin ardından CHP'ye ait malların devlete geri verilmesiyle ilgili tasarı TBMM'de kabul edildi.
CHP'nin sahip olduğu menkul ve gayrı menkul mallar, para ve haklar vesair kıymetler Hazine'ye intikal ettiriliyordu.
CHP, 27 Mayıs 1960'daki darbeden sonra teştkil edilen Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme 1963'te mal varlığını CHP'ye iade etti.
Atatürk'ün tabakası
1951'de CHP'nin mal varlığı Hazine'ye geçince işadamı Habip Edip Törehan, İsmet İnönü'ye mektup yazıp Atatürk'e hediye ettiği altın sigara tabakasının akibetini sordu, kulağına bazı fısıltılar gelmişti.
İnönü, CHP'den bir yetkiliyi çağırdı. Yetkili, tabakanın çekmecesinde olduğunu söyledi. Ancak tabaka kayıptı.Yetkili sıkıştırılınca tabaka bulunup Atatürk'e ait müzeye verildi.
NECİP FAZIL MÜFETTİŞTİ
İŞ Bankası'nda çalışan ünlüler arasında Necip Fazıl, Ahmet Muhip Dranas, Ümit Yaşar Oğuzcan, Munis Faik Ozansoy gibi şairlerin yanısıra Yaşar Doğu, Yaşar Erkan ve Çoban Mehmet gibi güreşçiler de var. Necip Fazıl 1929-1938 arasında muhasebecilik ve müfettişlik yaptı
DEMİRELCİLERDEN BANKACI CHP'LİLERE SUÇLAMA
İş Bankası- siyaset ilişkileri çok partili dönemde de devam etti. Celal Bayar Cumhurbaşkanı idi.
Bu kez suçlayan taraf, CHP'lilerdi. 1957'de CHP İstanbul İl Başkanı olan Prof. Şemsettin Günaltay iktisadi devlet teşekküllerinin ve bankaların imkanlarını parti menfaatine kullanmanın en büyük cinayet olduğunu ve yapanların şimdiden mesul olduklarını söyleyince iş karıştı.
İş Bankası'nın DP'li Genel Müdürü Üzeyir Avunduk, 'CHP'nin zaman-ı idaresinde kolaylıkla irtikap edilen bu cinayetin halen devam etmekte olduğu zehabına kapılarak, Günaltay'ın böyle konuştuğunu tahmin ediyorum' dedi.
PAŞALAR DA EL KOYDU
İş Bankası'nın bu iki bankada yönetim kurulu üyeliklerinin bulunduğu ve bu isimlerin CHP'li üyelerinde bulunduğu İş Bankası yönetimince belirlendiği öğrenildi.
İş Bankası, Libya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi'nin bankası olarak da bilinen Arap-Türk Bankası'nın hisselerinin yüzde 20'sine sahip. İş Bankası ayrıca Türkiye Sınai Kalkınma Bankası'nın hisselerinin yüzde 50.10'una da sahip.
BU KADAR ZENGİN PARTİ YOK
Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Adnan Küçük, CHP'nin Anayasa ve Siyasi Partiler Yasası'na aykırı olan bu tutumunun yıllardır devam ettiğini belirterek, 'Anayasa'nın 69. Maddesi siyasi partilerin ticari faaliyet de bulunmalarını kesinkes yasaklıyor.
Benzer hüküm; Siyasi Partiler Yasası'nın 67. Maddesi'nde var. Bankacılık faaliyeti ticari bir faaliyet. CHP, 'Biz bu gelirine dokunmuyoruz Türk Tarih Kurumu'na, Türk Dil Kurumu'na veriyoruz' diye işin içinden sıyrılmaya çalışıyor.
O nasıl oluyor. Hibe yoluyla. Siyasi Partiler Yasası'na göre hibe vermek de suç. O da siyasi partileri sorumluluktan kurtarmıyor. İş Bankası'nın üçte birine ortak olmak muazzam bir sermayedir.
Dünyanın hiçbir yerinde böyle sermaye sahibi bir parti yok. ABD'de dahi banka sahibi başka bir parti yoktur.
CHP dışında başka bir parti bir bankaya ortak olsa ne olur, en azından kıyametin küçüğü kopar. Bu nedenle diyorum ki CHP, Türkiye'de özel olarak korunmaktadır' dedi.
İşte CHP'nin ortak olduğu şirketler
FİNANS GRUBU:
* Arap-Türk Bankası A.Ş.
* İşbank GmbH
* Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş.
* Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi
* Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş.
* Milli Reasürans T.A.Ş.
* İş Dublin Financial Services Plc.
* İş Finansal Kiralama A.Ş.
* İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.
* İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
CAM GRUBU:
* Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.
* Camiş Madencilik A.Ş.
* Çayırova Cam Sanayii A.Ş.
TELEKOMÜNİKASYON GRUBU:
* Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.
* İş Net Elektronik Bilgi Üretim Dağıtım Ticaret ve İletişim Hizmetleri A.Ş.
SANAYİ VE HİZMET GRUBU:
* Antgıda Gıda Tarım Turizm Enerji ve Demir Çelik Sanayi Ticaret A.Ş.
* Bayek Tedavi Sağlık Hizmetleri ve İşletmeciliği Camiş Yatırım Holding A.Ş.
* İş Merkezleri Yönetim ve İşletim A.Ş.
* Kültür Yayınları İş-Türk Ltd.Şti.
* Nemtaş Nemrut Liman İşletmeleri A.Ş.
* Trakya Yatırım Holding A.Ş.
* Türk Pirelli Lastikleri A.Ş.
(Yeni Şafak, Behçet Güngör, 2008)
CHP, gasp ettiği TTK ve TDK gelirlerini ödemelidir...
Başbakan Erdoğan'ın mal beyanında bulunmayışını üzüntüyle karşıladık.
Teşbihte hatâ olmaz; Başbakan'ın bu tavrını, gâvura kızıp orucu bozmak şeklinde yorumluyor ve muhalefetle bu konudaki sürtüşmesi gündemden uzaklaşınca, fazla vakit geçirmeden mal bildirimini açıklaması gerektiğini vurgulamak istiyoruz.
Başbakan'ın, bu polemik sırasında çok önemli bir iddiası oldu. Erdoğan, dünyanın hiçbir ülkesinde banka sahibi partinin bulunmadığını ve CHP'nin Türk Tarih Kurumu (TTK) ile Türk Dil Kurumu'nun, (TDK) Atatürk'ün vasiyeti gereği alması gereken 111 trilyonun üzerine oturduğunu söyledi.
CHP sözcüleri de buna, Türkiye İş Bankası'ndan CHP'ye para aktarılmadığını ve TTK ile TDK'nın Atatürk'ün miras bıraktığı kurumlar olmadığını söyleyerek cevap verdiler.
* * *
Bir milletin tarihi ve dili en kıymetli hazinesidir. Büyük Atatürk bu gerçeği çok iyi kavramış bir liderdi. O'nun emriyle 15 Nisan 1931'de TTK ve 12 Temmuz 1932'de TDK kuruldu.
Atatürk'ün son katıldığı TDK kurultayındaki son tüzükte, TDK Başkanı Millî Eğitim Bakanı idi. Daha sonra TDK'da devamlı tüzük değişikliği yapıldı.
Meselâ, 1951'de Millî Eğitim Bakanı Tevfik İleri, Kurumun bilimsel hüviyetine hürmeten başkanlığı bıraktı.
Zaten Atatürk de 1 Kasım 1936 tarihinde yaptığı TBMM açış konuşmasında, kurumların birer 'ulusal akademi' hâline gelmesini istediğini söylemişti.
Ancak 1960'lı yıllarda bu kurumlar tamamen değiştirilerek Atatürk'ün işaret ettiği konumdan uzaklaştılar.
Lâkin mirasından pay almaya devam ettiler.
1983 yılında çıkarılan 2876 sayılı kanunla 'Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu' kuruldu. Bu kurum Anayasa'nın 134. maddesine göre bir anayasal kurum hüviyetine sahip oldu.
Bu kanunla TTK ve TDK, nihayet Atatürk'ün istediği duruma getirilmişlerdi. Yüksek Kurum içerisinde TTK ve TDK'nın tüzel kişilikleri devam ediyordu.
* * *
Esasen Anayasa'nın 134. maddesinin ikinci fıkrasında, 'Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk'ün vasiyetnamesinde belirtilen malî menfaatler saklı olup kendilerine tahsis edilir' şeklinde açık ve âmir hükmü bulunmaktadır.
Bu hükme rağmen CHP, kurumların gelirlerini vermeyince mahkemeye gidildi. Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 3.11.1993 tarih ve 993/444 E, 993/724 K sayılı kararına göre TDK ile TTK'nın Atatürk'ün vasiyetnamesinde belirttiği kurumlar olduğu tesbit edildi.
Karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20.9.1994 tarih ve 994/1745-7339 sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşti.
Şimdi sıkı durunuz. Bundan sonra 1 Ocak 1997 tarihinde TTK ve TDK ile CHP arasında bir 'Antlaşma' imzalanıyor.
Bu sözleşmeyi CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, TTK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ve o zamanki TDK Başkanı Prof. Dr. Ahmet B. Ercilâsun imzalıyorlar.
Sözleşme uyarınca arada çamura da yatsa CHP 2000 yılına kadar kurumlara gelirlerini ödüyor.
Ancak en son 1999'da ödeme yaptıktan sonra son 6 yıldır tek kuruş ödemiyor ve TTK ile TDK'nın CHP'den (İş Bankası'ndan) 111 trilyon alacağı birikiyor.
Bu arada kurumlara devlet bütçesinden de ödeme yapılmadığı için kurumlar görevlerini yapmakta güçlük çekiyorlar. Hattâ TDK, 2004 yılında personeline maaş ödeyemez duruma düşüyor.
Şimdi düşünebiliyor musunuz, bir tarafta her gün tecavüze uğrayan tarihimiz ve dilimiz, diğer tarafta gasbettiği paralarla bu hayatî konularda araştırma yapılmasını engelleyen CHP...
* * *
Bir de kalkıp mirasın tek kuruşunu partiye harcamadık demezler mi... Peki, yıllardır Banka yönetim kurulundaki 3 CHP temsilcisine ne demeli? Dünyanın neresinde siyasî partilerin banka yönettiği görülmüştür?..
Bu durum Anayasa'nın 68. maddesinin son fıkrasına ve Siyasî Partiler Kanunu'nun 61. ve 68. maddelerine de açıkça aykırıdır.
Bu itibarla:
1. TTK ve TDK'nın alacakları devlet eliyle tahsil edilmelidir.
2. CHP-İş Bankası ilişkisi TBMM'de kurulacak bir Araştırma Komisyonu tarafından incelenmelidir.
CHP ve İş Bankası tarihçesi...
55 yıl önce CHP'nin mal varlığına el kondu
Atatürk'ün İş Bankası'ndaki hisseleriyle ilgili tartışmanın yanısıra CHP'nin mal varlığı da polemik konusu oldu. 1951'de CHP'nin mal varlığı Hazine'ye devredildi.
Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu'nu CHP ile karşı karşıya getiren Atatürk'ün İş Bankası'ndaki hisseleriydi.
Atatürk'ün vasiyeti gereği CHP, her yıl Atatürk'ün nakit ve hisselerinden elde edilen nemayı yarı yarıya bu iki kuruma paylaştıracaktı.
İş Bankası, Atatürk'ün talimatıyla Celal Bayar tarafından kuruldu. Bayar, ilk genel müdürdü. Banka, devlet desteğiyle büyüdü. 1 milyon lira sermaye ile kurulan bankanın ilk 250 bin lirasını Atatürk verdi.
Bu 250 bin lira, Hintli Müslümanların Milli Mücadele sırasında gönderdikleri 500 bin liradan arta kalandı. Paranın diğer kısmı Milli Mücadelede harcandı.
Atatürk'ün hisseleri, uluslararası İslami dayanışmanın gereği olarak Hintli Müslümanların gönderdiği parayla alındı.
İş Bankası eski Yönetim Kurulu üyesi CHP'li Cezmi Kartay anılarında, Hindistan'dan gelen paranın yanı sıra Mısır Hidivi Abbas Hilmi'nin Türk uyrukluğuna geçmesi nedeniyle CHP'ye bağışladığı 900 bin lira ile, Atatürk'e özel idareler, belediyeler ve şahıslar tarafından armağan edilen taşınmazların da CHP'ye geçtiğini aktarır.
ÖZEL KANUN ÇIKARILDI
1927'de yaptığı açıklamada Atatürk kendisine yapılan bütün bağışları CHP'ye devredeceğini söyler. Atatürk, 'Ben Cumhuriyet Halk Fırkası'nın Genel Başkanıyım, CHF Anadolu'ya ayak bastığım andan itibaren benimle çalışan Anadolu Rumeli Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti'nden doğmuştur.
Bu teşekküle tarihen bağlıyım' diyordu. Anadolu Ajansı açıklamayı 'Ulvi bir feragat: Gazi, bütün emlakini Fırkaya veriyor' başlığıyla duyurdu.
Atatürk 1933'te mal varlığını özel bir kanunla CHP'ye bağışladı.
Atatürk mal varlığını inkılabın derinleşip kökleşmesinde ve milli gidişin ileri hamlelerle kuvvetlendirilmesinde tayin buyuracakları kayıtlar altında tasarruf edilmek üzere CHP'ye vasiyet yoluyla bırakıyordu.
Atatürk, ölümünden önce de İş Bankası'ndaki nakit ve hisse senetlerinin yönetimini de CHP'ye bıraktı.
İSMET PAŞA'YA MAAŞ BAĞLAMIŞ
Atatürk'ün vefatıyla İş Bankası'ndaki nakit parası ve hisselerin yönetimi CHP'ye geçti. CHP, bu hisselerin çıplak mülkiyetine sahip olurken, nakit ve hisselerin nemalandırılması görevi İş Bankası'na aitti.
Vasiyette TDK ve TTK'ın dışında, yaşadıkları sürece manevi çocuklarına her ay para verilecekti. İsmet İnönü'nün çocuklarına da yüksek tahsilleri sağlanacaktı.
Atatürk vefat ettiğinde İş Bankası'nda biriken nakit parası 1.5 milyon liraya yakındı. Hisse senetleri bu meblağın dışında.
Atatürk'ün hesabından 1927-1937 tarihleri arasında İsmet İnönü'ye her ay 1000-3000 lira arasında para verilmişti. İnönü'ye ayrıca Atatürk'ün diğer hesaplarından da para ödenmişti.
Buna göre 1924'ten 1938'e kadar İnönü'ye 365 bin lira ödenmiş. İş Bankası'ndan CHP'ye, Halk Evleri'ne bağışlar ve krediler de açılmıştı.
İŞ BANKASI-BASIN İLİŞKİSİ
İş Bankası'nın dönemin basın kuruluşlarıyla ilişkisi de tartışıldı. Bankanın idare meclisi reisi Hakimiyeti Milliye gazetesinin sahibi ve Siirt Milletvekili Mahmut Soydan'dı.
CHP'yle bağı olan Burhan Cahit Morkaya'nın sahibi olduğu Karagöz gazetesi de, bankanın iştiraklerindendi.
Banka, CHP'nin şifahi talimatıyla gazetenin yüz hissesinden altmışını parti adına almıştı. Burhan Cahit, 1926'da İstanbul'da Milliyet gazetesini kurdu.
Mahmut Soydan gazetenin başyazarıydı. İş Bankası 1928'de Milliyet'in yüzde 20'sini satın alarak destek verdi. Banka, gazeteye mali yardımların yanı sıra şubelerinde de Milliyet'e abone bulmakla görevli memurlar bulundurdu.
Bu yardımlara ilan ve reklam desteği ile düşük faizli kredileri eklenebilir. Milliyet 1935'de kapandığında bankaya borcu 150 bin lira idi.
Matbaasını Tan gazetesine kiraya veren Mahmut Soydan yeni bir şirket kurdu. İş Bankası İdare Meclisi Reisi olan Soydan'a 350 bin liralık kredi açıldı.
Soydan'ın borcu 500 bin liraya çıktı. Soydan, Milliyet'in matbaasını yeni şirkete 325 bin liraya sattı. Yeni şirketin yarı hisselerini de İş Bankası'nın iştiraklerine sattı.
Buradan elde ettiği para 175 bin liraydı. İş Bankası'na olan borcunu ödemiş oluyordu. Elinde kalan hisselerden ise 35 bin lira kazandı. Kısa bir süre sonra yeni şirketin de zarar ettiği gerekçesiyle tasfiyesi gündeme geldi.
ÇÖLAŞAN'IN DEDESİ CHP'Yİ MEYHANECİLİKLE SUÇLADI
DP İktidara geldikten sonra devlet tarafından CHP'ye geçen malların ve bu arada Halk Evleri'nin devlete geri verilmesini gündeme getirdi. 1951'de hazırlanan bir kanun tasarısı sert polemiklere yol açtı.
1921'de Atatürk'ün Adalet Bakanı, İstiklal Mahkemesi eski Başkanı ve CHP eski milletvekili, DP Milletvekili Refik Şevket İnce, mevzuatın siyasi partilerin ticaret yapmalarını yasaklamasına karşın CHP'nin Halk Evleri de dahil olmak üzere taşınmayan mallarını ticarethane gibi işletip fırıncılık, kahvecilik, fabrikatörlük, hatta meyhanecilik yaptığını ileri sürdü.
Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın TBMM'de yaptığı açıklamaya göre ise 1932'den 1950'ye kadar devlet bütçesinden, Özel İdare'den, belediyelerden, köy bütçelerinden ve İktisadi Devlet Teşekkülleri'nden 48 milyon 679 bin lira ödenmiş.
CHP'ye de örtülü ödenekten 10 milyon, bankalardan 1.5 milyon, çeşitli gelirlerden 5 milyon olmak üzere 18 milyon lira verilmiş. İddialara göre bu paranın 5 milyon 773 bin 229 lirası CHP'nin zimmetindeydi.
Ayrıca CHP'nin elinde 871 bina, 363 parça arsa vardı. Toplam 1234 parça taşınmaz mala sahipti. Bakanın iddialarına göre, taşınmayan mallar, bina ve arazi vergilerinin az ödenmesi için değerleri eksik gösterilmiş, tapuya bu şekilde yazdırılmıştı.
Bunların tapu değerleri ise 3 milyon 672 bin 127 liraydı. Günlerce süren polemiklerin ardından CHP'ye ait malların devlete geri verilmesiyle ilgili tasarı TBMM'de kabul edildi.
CHP'nin sahip olduğu menkul ve gayrı menkul mallar, para ve haklar vesair kıymetler Hazine'ye intikal ettiriliyordu.
CHP, 27 Mayıs 1960'daki darbeden sonra teştkil edilen Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme 1963'te mal varlığını CHP'ye iade etti.
Atatürk'ün tabakası
1951'de CHP'nin mal varlığı Hazine'ye geçince işadamı Habip Edip Törehan, İsmet İnönü'ye mektup yazıp Atatürk'e hediye ettiği altın sigara tabakasının akibetini sordu, kulağına bazı fısıltılar gelmişti.
İnönü, CHP'den bir yetkiliyi çağırdı. Yetkili, tabakanın çekmecesinde olduğunu söyledi. Ancak tabaka kayıptı.Yetkili sıkıştırılınca tabaka bulunup Atatürk'e ait müzeye verildi.
NECİP FAZIL MÜFETTİŞTİ
İŞ Bankası'nda çalışan ünlüler arasında Necip Fazıl, Ahmet Muhip Dranas, Ümit Yaşar Oğuzcan, Munis Faik Ozansoy gibi şairlerin yanısıra Yaşar Doğu, Yaşar Erkan ve Çoban Mehmet gibi güreşçiler de var. Necip Fazıl 1929-1938 arasında muhasebecilik ve müfettişlik yaptı
DEMİRELCİLERDEN BANKACI CHP'LİLERE SUÇLAMA
İş Bankası- siyaset ilişkileri çok partili dönemde de devam etti. Celal Bayar Cumhurbaşkanı idi.
Bu kez suçlayan taraf, CHP'lilerdi. 1957'de CHP İstanbul İl Başkanı olan Prof. Şemsettin Günaltay iktisadi devlet teşekküllerinin ve bankaların imkanlarını parti menfaatine kullanmanın en büyük cinayet olduğunu ve yapanların şimdiden mesul olduklarını söyleyince iş karıştı.
İş Bankası'nın DP'li Genel Müdürü Üzeyir Avunduk, 'CHP'nin zaman-ı idaresinde kolaylıkla irtikap edilen bu cinayetin halen devam etmekte olduğu zehabına kapılarak, Günaltay'ın böyle konuştuğunu tahmin ediyorum' dedi.
PAŞALAR DA EL KOYDU
Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yıldırım İzmir'den Başkan Adayı Olacak mı?Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olacağı yönündeki iddialarla ilgili konuştu.
13 Şehir Daha 2 Yıl Sonra Büyükşehir Belediye Başkanı SeçecekAK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, “Eğer yasa böyle çıkarsa 2014 yılındaki yerel seçimlerde 13 ilimiz daha büyükşehir belediye başkanı seçecek.
Egemen Bağış'tan Muhalefete Sert EleştiriAvrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, muhalefeti eleştirirken, "Allah korusun, iktidara gelseler Bakanlar Kurulu'nu meyhanelerde toplayacaklar" dedi.
"AK Parti Suç Üstü Yakalanmıştır"MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, MHP'nin hükümette olduğu dönemde, teröristbaşı ile müzakere yaptıkları iddialarını eleştirdi.
Vekiller Gidemeyince Meyhane Geldi !Kılıçdaroğlu'dan 'Bu kadar sık meyhaneye gitmeyin' uyarısı alan partililer, çilingir sofrasını Belediye'ye kurdu.
Başbakan'a Bir İstihbarat Filmi TavsiyesiHaberleri ve yazarlarıyla MİT'in yargısal denetimini Başbakanlık iznine bağlayan yasayı canhıraş savunan Sabah Gazetesi'nin yazarı Hıncal Uluç'tan sıradışı bir MİT analizi.
Parti Grup Kararına Aykırı Hareket Eden Sedefçi’ye SoruşturmaEdirne Belediye Başkanı CHP’li Hamdi Sedefçi hakkında İl Başkanlığı tarafından disiplin soruşturması açıldı.
Hastanedeki Yankesiciliğe 3 TutuklamaAdana'da hastanelerde muayene sırası bekleyen hastaların cüzdanları yankesicilik yaparak çalan ve polisin tuzağında suç üstü yakalanan 3 şüpheli tutuklandı.
- Çipli Kimlikler Bu Yıl Geliyor
- Galatasaray 'Devam' Efes 'Tamam' Dedi
- Doğan Yurdakul Cezaevinden Ayrıldı
- 'Google'ın Gözleri'ne Yakalandılar
- Maçın Bitiş Düdüğü İle Saha Savaş Alanına Döndü
- Vali Çiftçi'den Şehit Müdürün Babasına Taziye Ziyareti
- Amasra'da Termik Santral Tepkisi
- "Kararımız ABD ve Rusya'yı İlgilendirmez"
- Şenol Güneş: PSV Karşısında Umutluyuz
- Şehit Müdürün Babaevinde Yas
- Ateş Böceklerinin Büyüleyici Dansı
- Yıldırım İzmir'den Başkan Adayı Olacak mı?
- Karar 2 Haziran'da Açıklanacak
- İtfaiyeciler Müjdeli Haberi Aldı
- Can Bonomo'nun 2012 Eurovision Şarkısı
- Strauss-Kahn Serbest Bırakıldı
- Çaldıkları Otomobille Kaza Yapınca Kaçtılar
- 13 Şehir Daha 2 Yıl Sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Seçecek
- Lastiği Patlayan Pikap Takla Attı: 1 Yaralı
- Egemen Bağış'tan Muhalefete Sert Eleştiri
- İşte Güne Damga Vuran Karikatürler
- Şi Cinping Türkiye'den Ayrıldı
- Gündüz Far Zorunluluğu için Yasa Teklifi
- "Tarihin Tozları Elinizden Kaymasın"
- Yunanistan 2012 Bütçesini Revize Etti
- Ünal Aysal'dan Aziz Yıldırım'a Yanıt
- Arjantin'de Tren Kazası
- Suriye Askeri Sınırın Sıfır Noktasında Kazı Yaptı
- Doğmamış Bebek Babasını Arıyor
- Mersin İdmanyurdu'nda Futbolculardan Protesto
- Cumhurbaşkanı Gül Büyükelçileri Kabul Etti
- Diyarbakır'da 94 Kilo 700 Gram Esrar Ele Geçirildi
- Chp’li Vekilden AKP'li Başkana Ziyaret
- Canlı Yayında Spikere Tokat Şakası
- İntibak Yasası Kabul Edildi
- "AK Parti Suç Üstü Yakalanmıştır"
- Mide Ve Çantasından Kokain Çıktı
- Dünyanın Yüzde 77'si Mutlu
- Cumhurbaşkanı Gül'den Bir İlk...
- İlaçta Katılım Payına Yeni Ayar
Gündemdekilerİnternet Andıcıİlker BaşbuğKCK - PKK İranSuriyeArap BaharıİsrailAvrupa BirliğiE-Muhtıraİntibak Yasası
SiyasetRecep Tayyip ErdoğanKemal KılıçdaroğluDevlet BahçeliSelahattin DemirtaşNuman KurtulmuşMuhsin YazıcıoğluCemil ÇiçekBülent ArınçDeniz BaykalAhmet Davutoğlu
Derin HaberErgenekonBalyozYaşar BüyükanıtMehmet HaberalDoğu PerinçekDursun ÇiçekÖzden ÖrnekÇetin DoğanMustafa BalbaySoner Yalçın
RSSSitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.Yazılım ve Teknik Destek: CM Bilişim - Tasarım: Nette















