GAZETECİNİN 'HER HALTI YEME ÖZGÜRLÜĞÜ' !

Gazeteciliği, karanlık efendilerinin verdiği talimatları kalemle ifa etme sanatı olarak görenler, şimdilerde görevlerini kotaramadıkları için sızlanıyorlar.
"Terörizm ve darbenin eli kalemli neferleri, savcıların üstlerine kapattıkları legal kapağı kımıldatabilmek için istikrarlı propagandaya devam ediyorlar." diyen Bugün'den Gültekin Avcı, terörün (darbenin) medyayı kullanmasının veya medyanın teröre angaje olmasının Batı'da basın ve ifade özgürlüğü içinde kabul edilmediğine dikkat çekti.
Eylemiyle yeni ortaya çıkan bir terör örgütünün, adı bilinmiyor veya kamuoyunda tanınmıyor diye göz ardı edilemeyeceğini belirten Avcı, 'Basın özgürlüğü' tartışmalarını bir örnekle net olarak yanıtladı.
İşte Avcı'nın yazısı:
Bu konuya bir kez daha temas etme ihtiyacı duydum.
Bizimkiler basın özgürlüğünü, gerektiğinde türlü suçları işleyebilme özgürlüğü olarak kabul ettirme derdindeler.
Darbe ve terörü gazeteciliğin içine saklamayı meslek edinenler, tırmalamaya devam ediyor.
Işık Koşaner'in dediği gibi hep böyle gidecek zannettiler.
"Gazeteciyim her haltı yerim, darbeye de göz kırparım, KCK'ya da kalem satarım" dönemi bitti beyler!
Bundan böyle adam gibi gazetecilik yapmanız gerekecek.
Yıllar sonra savcılar üstünde "gazeteci" yazan kapağı kaldırınca, içeride gazetecilikten başka her pisliği gördüler.
Sonra o sahte kapağın üstüne, adam gibi gazeteciliği himaye eden legal kapağı koyunca bizimkiler nefessiz kaldı.
Terörizm ve darbenin eli kalemli neferleri, savcıların üstlerine kapattıkları legal kapağı kımıldatabilmek için istikrarlı propagandaya devam ediyorlar.
Gazeteciler yazılarından veya yayınlanmamış kitaplarından bile tutuklanıyormuş, basın özgürlüğü yokmuş falan...
Bu zamana kadar gazeteciliği, karanlık efendilerinin verdiği talimatları kalemle ifa etme sanatı olarak görenler, şimdilerde Ergenekon ve KCK'nın verdiği görevleri kotaramadıkları için sızlanıyorlar.
M. Kemal'in şu sözü Kemalist/ulusalcı gazeteciler için önemli olsa gerektir:
"Memlekette kalem özgürlüğünün de demokrat bir idareye lâyık ağırbaşlılıkla kullanılmakta daha dikkatli bulunulacağını umarım. Özgürlüğü kötüye kullanmanın sebep olduğu birçok felâketleri çekmiş olan bu memlekette, bu dikkate özellikle gerek olduğu inancındayım."
"Gazetelere gelince: Onlar, mevcut kanunlar dairesinde hürdür. Kanunun haricine çıkarlarsa kanunî sorumluluğa maruz kalırlar."
Basın faaliyeti mevcut kanunlara uygun olarak yürütülmek zorundadır diyen Atatürk.
Bir terör örgütü veya darbe ekibi için kalemiyle görev alan kişileri soruşturan ve yargılayanlar da bu ülkenin savcı ve mahkemeleri.
Darbecilerin de, PKK'nın da diline pelesenk ettiği hususlardan birisi "medya olmadan başarılı olamayız" ifadesidir.
Doğrudur da bu inançları.
İşte bu sebeple hiçbir demokratik dünya ülkesi, terörün medyadan bu beklentisine geçit vermemiş, buna basın özgürlüğünün bittiği yer demiştir.
Terörün (darbenin) medyayı kullanması veya medyanın teröre angaje olması Batı'da basın ve ifade özgürlüğü içinde kabul edilmiyor.
1976'da Handyside kararı bunu tescillemiş.
Balbay gazetecilikten değil, Ergenekon'un üst düzey askeri yöneticileriyle üst düzey sivil yöneticileri arasında irtibat sağlamaktan yargılanıyor.
Ergenekon diye kanıtlanmış bir terör örgütü yok mu diyorsunuz?
Terör örgütleri böyle kanıtlanıyor ya işte.
İlk önce eylemleri ortaya çıkıyor. Sonra da örgütün bağlantıları ve üyeleri.
Her terör örgütü kamuoyunca bilinmezken, yaptıkları eylemlerin veya eylem teşebbüslerinin soruşturulmasıyla yargının tezgâhından geçer.
Yoksa eylemiyle yeni ortaya çıkan bir terör örgütü, adı bilinmiyor veya kamuoyunda tanınmıyor diye göz ardı edilmez.
"Biz böyle bir örgüt duymadık" diye oturup siyaset ve polemik yapamazsınız.
Nedim Şener ve Ahmet Şık da bu mantık çerçevesinde yargılanıyor.
İyi anlaşılması için şöyle canlandıralım.
3 kişi bir kişinin öldürülmesini kararlaştırır. (Suç örgütü)
Hâkim olan B'ye öldürülecek kişinin her gün kullandığı güzergâhı araştırmasını söylerler.
Ressam olan C'ye yakalanmamak ve ipucu bırakmamak için gözetleme yapmasını, kokainman olan D'ye öldürmesini, heykeltıraş olan E'ye tetikçi D'yi ve silahı saklamasını, gazeteci olan G'ye de dikkatlerin kendilerine yönelmemesi için manipülatif yayın yapmasını, savcılar kendilerine yöneldiğinde işi sulandırmalarını ve alaya almalarını...
Burada herkes suçludur ve örgüt üyesidir. Suçtaki sorumluluk derecelerine göre cezalandırılırlar.
Ne hâkim dokunulmazlığı ne de sanatın yüceliği para eder.
Böyle bir olayda örgütten aldığı talimatla gazetecilik yaptığını zanneden G, "ben gazeteciyim, hani basın özgürlüğü" diye bağırırsa kargaları bile güldürür.
İşte bu senaryo, adam öldürmeden daha ağır cezayı gerektiren darbe ve KCK soruşturmasında da aynen geçerlidir.
Anlattığım olayda kaç kişinin elinde silah var? Sadece tetikçi D'nin.
Peki diğerlerini ellerinde silah yok diye sanat ve basının kutsiyeti uğruna serbest mi bırakacağız?
Biraz daha ciddiye alınacak şeyler söyleseler de tartışsak...
6 Predatör Terörle Başedebilir mi?Yakın geçmişte ABD ve Avrupa ülkelerinin kartı konumunda olan PKK, bugün İran ve Suriye'nin çekmecesinde.
İsrail’in Akdeniz Hayalleri ve PKKPKK'nın Türkiye’nin Akdeniz şehirlerini vurması İsrail’de bazı kişileri sevindirecekken bu strateji Beşar Esad’ın da işine gelecek.
"Adi Başbakan" Astsubayın Üstüne KaldıTaraf'ın “Parola: Adi Başbakan” sürmanşetiyle duyurduğu Erdek Mayın Filosu Komutanlığı’nda yaşanan parola rezaletinin geldiği boyut...
Suriye Krizi Şii ve Sünnileri Çatıştırıyor"Lübnan’da eğer Şii ve sakallıysan dürüst bir direnişçisin, fakat eğer Sünni ve sakallıysan köktendinci bir teröristsin.”
PKK'lı Teröristten HATAY İTİRAFI"Bu saldırı göstere göstere geldi. PKK adeta 'Bürke Yaylası'ndaki adamlarımla saldırıya geliyorum' diye bas bas bağırdı."
Dolmuşta Kenetlenen Vatandaş Tek YürekToplu taşımanın kıymetini bilelim. Bizi içeriden ve dışarıdan bölmeye çalışanların oyunlarına gelmeyelim...
PKK Sabotajlarının Perde Arkası!Anlamsız sandığımız PKK saldırılarının pek çoğu aslında gerçek PKK saldırısı değil ve bunların PKK dışı pek çok sebebi var...
İran-PKK-Suriye Hattında ŞOK İDDİA?Dünya karşı Suriye'yi ve İran'ı savunan, onlara destek veren Türkiye, İran-PKK-Suriye üçgeninde terörle terbiye edilmek mi isteniyor...
- Burak Yılmaz Avrupa'da 3. Sırada
- Bakan'dan 'Uludere' Tartışmasına Tepki
- Bağış'tan 'Bedelli Askerlik' Cevabı
- Valilikten 'İhmal' İddiasına Yalanlama
- Yunanistan'dan Türkiye'ye Vize Kolaylığı
- CHP'den 'Kürtçe Propaganda' Teklifi
- Askerlik Kanunu'nda Değişiklik
- 6200 Tonluk Tarihi Binayı Taşıdılar
- Karakartal Finale Kanatlandı!
- İngiltere'de İlginç Avro Anketi
- Önce Bir Uğultu Duyuldu Sonra İse...
- OECD'nin Türkiye İçin Büyüme Tahmini
- Çin Malı ABD Ordusunun Kabusu Oldu
- Dünyanın En Yüksek Kulesi
- Hayvan Öldürene Hapis Cezası Geliyor
- Eurovision Heyecanı Başlıyor
- İnternetten Alışverişte Yeni Sistem
- Derenin Ortasında Mahsur Kaldı
- Sınav Öncesi Ne İle Beslenilmeli?
- İsrail'den 'İşgale Devam' Yasası
- NATO Deklarasyonuna Türkiye Ayarı
- Okula Devamsızlıklar İnceleme Altında
- Ceza Kesen Polisi Hastanelik Ettiler
- Karamehmet'ten 'Tuncay Özkan' İtirafı
- TDK Başkanı: En Güzel Türkçe Köyde
- Orhan Gencebay’ın Acı Günü
- Bingöl'de Kaçak Sigara Operasyonu
- Ünal Aysal'dan Melo Açıklaması
- Prof. Dr. Ökçesiz'den Kampüs İçindeki Camiye Tepki
- İnşaat Çalışmasında Bir İşçi Toprak Altında Kaldı
- İskenderun Gümrüğü'nde Kaçakçı Operasyonu
- Eylem Yapan da Müdahale Eden de Polisti
- Rus Facebook’u 'Vkontakte' Kapatıldı
- SGK: Sigorta Primi Kadar Aylık Alınacak
- Eskişehir Belçikalı Kaleci Boffin'le Anlaştı
- Siverek'te Uçurtma Şenliği Düzenlendi
- Kaynak: Uludağ'a Özgü 33 Endemik Bitki Türü Var
- İspanyollar'a Göre Hamit'in Yeni Takımı
- Doğan: Artık Herkes İnancını Özgürce Yaşayabiliyor
- Kitap Okuma Etkinliğinde Dev Kalp








