HÂLÂ ERGENEKON'A İNANMAYAN KALDI MI?

Bugün Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan, Dink cinayeti sonrası Ergenekon'un mevzuyu unutturma taktiğinin ve psikolojik harbinin tuttuğuna dikkat çekiyor.
Bugün Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan, Hrand Dink cinayeti sonrası ve öncesi Emniyet birimlerinin hatalarına yoğunlaştırılan tartışmalarla Ergenekon'un mevzuyu unutturma taktiğinin ve psikolojik harbinin tuttuğuna dikkat çekiyor: "Aslında şu anda yapılması gereken şey; cinayet bugün yaşanmış gibi dosyayı yeniden ve gerçekten çözme niyetiyle ele almak."diyor.
***
'Bi Ermeni Var' kitabının yazarı Adem Yavuz Arslan: Dink cinayeti, bugün işlenmiş gibi tekrar soruşturulmalı
Dink cinayeti tartışmalarının en ilginci medyada yaşanıyor. Davada savcının Ergenekon örgütü irtibatlarını mütalaasında belirtmesi, Erhan Tuncel'in son duruşmalardaki Ergenekon itirafları bir kısım medyaca görülmemişti. O gün kalem kıpırdatmayan çevreler, mahkeme kararından sonra yüksek sesle itirazlarını bildiriyor. Bazıları ise şimdi adı geçen örgütü beğenmiyor. Bu psikolojiyi en iyi anlatan yazıları, Dink cinayetinin perde arkasını da kaleme alan Bugün Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan yazdı. 'Bi Ermeni Var' kitabıyla cinayetin perde arkasına ışık tutan, soruşturmanın ilk gününden itibaren yaşanan ihmal ve gözden kaçırılan noktaları belgeleriyle ortaya döken bir isim Arslan.
Birçok delil ve soruşturulacak konu varken, Dink davasında örgüt kararı çıkmadı. Mahkeme kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Mahkeme tam da cinayeti planlayan, Hrant Dink'i psikolojik harekât nesnesi haline getiren, tetiği çekecek elleri bulup Trabzon'dan İstanbul'a kadar refakat eden ve sonrasında ustaca izlerini kaybettirenlerin istediği gibi karar verdi. Zaten iddianame de alelacele ve tam da bu amaca yönelik hazırlanmıştı. Bu karar tartışmasız bir şekilde Ergenekon'un başarısıdır. Cinayetin üzerinden 5 yıl geçse de 'büyük abileri'ne, yani gerçek aktörlere ulaşıl(a)madı. Planlayıcılar, azmettirenler ve muhtelif kurumlara sızmış uzantılarıyla ortamı ısıtıp zemini hazırlayanlar araştırılamadı bile. Böylesine profesyonel bir cinayet halı sahadan devşirilen birkaç çocuğa yıkılarak kapatıldı. Mahkemenin bu kararı Ergenekon'un hâlâ ne kadar güçlü olduğunu da teyit etmiş oldu.
Savcının Ergenekon bağlantılarını ortaya koyan mütalaası neden dikkate alınmadı sizce? Dink'in avukatlarının müdahillikte bile bulunmadığı Balyoz, Kafes gibi önemli davalarda cinayete ilişkin deliller de vardı.
Bu davanın talihsizliklerinden biri de yargılama sürecindeki hakim ve savcı değişiklikleri. Mahkemenin eski hakimi (Erkan Canak'tı) uyuşturucu baronları ile ilişkili olduğu gerekçesiyle dosyadan el çektirildi. Savcısı da başka bir gerekçeyle soruşturmadan alındı. İsmi de 'Balyoz darbe planında yararlanılacak yargı mensupları' listesinde geçiyordu. Bu ayrıntı şu yüzden önemli. 5 yıl süren yargılama esnasında mahkeme ve savcılık, davayı derinleştirmeye yönelik tüm girişimleri ustaca savuşturdu. Ya kabul etmedi ya da zamana bıraktı. Bir diğer talihsizlik de şu ki; Dink cinayeti üzerinden bir başka operasyon yapıldı. Ergenekon sabahına uyandığımızda yavuz hırsızlık yapanlar cinayet sonrasında da bize odaklanmamız için bir nokta işaret ettiler. Oraya bakmamızı, baktıkça hipnotize olmamızı ve ayan beyan ortada olanı görmememizi sağladılar.
Nedir o nokta?
Dink cinayeti üzerinden Ergenekon operasyonunu yürüten birimleri yıpratmaya, Ergenekon davasının görüldüğü mahkemenin itibarını zedelemeye çalıştılar. Maalesef bunda kısmen de olsa başarılı oldular. O yüzden herkesin bir 'örgütü' ve o örgüt içinde görmek istediği sanıkları oldu. Yoksa Hrant Dink cinayetinin tam da Kafes Eylem Planı'nda geçtiği gibi 'operasyon' olduğu çok açık.
Kitabınızda cinayet etrafında kurgulanan olaylar zincirini gözler önüne seriyorsunuz. Bu cinayet hangi büyük projenin parçasıydı?
Dink cinayetinin öncesine genelde Türkiye'ye, özelde de Trabzon ve İstanbul'a baktığımızda aslında tam da Kafes Eylem Planı'ndaki süreci görüyoruz. O günleri hatırlayalım. 2003 ve takip eden süreçte nereden çıktığı tam anlaşılamayan bir misyonerlik ve 'din elden gidiyor' tartışmaları başlatıldı. 2004 ve 2005'te ise ayyuka çıktı. Taksim ya da Kızılay Meydanı'nda İncil'ler dağıtılıyor, sayıları on binleri bulan kilise ev iddiaları havada uçuşuyor, ekranlarda din değiştiren papazlar, rakamları sürekli artıran ilahiyat hocaları 'din ve vatan elden gidiyor' yalanını şişiriyorlardı. Hanefi Avcı'nın deyimiyle 'ceketlerin çıkarılması için ortamın ısıtılması' gerekiyordu. Öyle de yapıldı. AK Parti iktidarına karşı ulusalcı, aşırı milliyetçi bir dalga estirilmek isteniyordu. Bunun için de 'dinin ve ülkenin elden gittiği' söylemine ihtiyaç vardı. Nitekim Rahip Santoro, Hrant Dink ve Malatya Zirve cinayetlerine baktığımızda şunu net olarak görüyoruz: Tetikçilerin hepsi bu rüzgârdan etkilenmişler. 'Din elden gidiyor' deyip kiliselere saldırmışlar, misyonerleri öldürmüşler. Özetle Hrant Dink cinayetini ve amacı anlayabilmek için 2003'ten bugüne kadar ustaca oynanan oyuna iyi bakılmalı.
'Bi Ermeni Var' kitabının yazarı Adem Yavuz Arslan: Dink cinayeti, bugün işlenmiş gibi tekrar soruşturulmalı
Dink cinayeti tartışmalarının en ilginci medyada yaşanıyor. Davada savcının Ergenekon örgütü irtibatlarını mütalaasında belirtmesi, Erhan Tuncel'in son duruşmalardaki Ergenekon itirafları bir kısım medyaca görülmemişti. O gün kalem kıpırdatmayan çevreler, mahkeme kararından sonra yüksek sesle itirazlarını bildiriyor. Bazıları ise şimdi adı geçen örgütü beğenmiyor. Bu psikolojiyi en iyi anlatan yazıları, Dink cinayetinin perde arkasını da kaleme alan Bugün Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan yazdı. 'Bi Ermeni Var' kitabıyla cinayetin perde arkasına ışık tutan, soruşturmanın ilk gününden itibaren yaşanan ihmal ve gözden kaçırılan noktaları belgeleriyle ortaya döken bir isim Arslan.
Birçok delil ve soruşturulacak konu varken, Dink davasında örgüt kararı çıkmadı. Mahkeme kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Mahkeme tam da cinayeti planlayan, Hrant Dink'i psikolojik harekât nesnesi haline getiren, tetiği çekecek elleri bulup Trabzon'dan İstanbul'a kadar refakat eden ve sonrasında ustaca izlerini kaybettirenlerin istediği gibi karar verdi. Zaten iddianame de alelacele ve tam da bu amaca yönelik hazırlanmıştı. Bu karar tartışmasız bir şekilde Ergenekon'un başarısıdır. Cinayetin üzerinden 5 yıl geçse de 'büyük abileri'ne, yani gerçek aktörlere ulaşıl(a)madı. Planlayıcılar, azmettirenler ve muhtelif kurumlara sızmış uzantılarıyla ortamı ısıtıp zemini hazırlayanlar araştırılamadı bile. Böylesine profesyonel bir cinayet halı sahadan devşirilen birkaç çocuğa yıkılarak kapatıldı. Mahkemenin bu kararı Ergenekon'un hâlâ ne kadar güçlü olduğunu da teyit etmiş oldu.
Savcının Ergenekon bağlantılarını ortaya koyan mütalaası neden dikkate alınmadı sizce? Dink'in avukatlarının müdahillikte bile bulunmadığı Balyoz, Kafes gibi önemli davalarda cinayete ilişkin deliller de vardı.
Bu davanın talihsizliklerinden biri de yargılama sürecindeki hakim ve savcı değişiklikleri. Mahkemenin eski hakimi (Erkan Canak'tı) uyuşturucu baronları ile ilişkili olduğu gerekçesiyle dosyadan el çektirildi. Savcısı da başka bir gerekçeyle soruşturmadan alındı. İsmi de 'Balyoz darbe planında yararlanılacak yargı mensupları' listesinde geçiyordu. Bu ayrıntı şu yüzden önemli. 5 yıl süren yargılama esnasında mahkeme ve savcılık, davayı derinleştirmeye yönelik tüm girişimleri ustaca savuşturdu. Ya kabul etmedi ya da zamana bıraktı. Bir diğer talihsizlik de şu ki; Dink cinayeti üzerinden bir başka operasyon yapıldı. Ergenekon sabahına uyandığımızda yavuz hırsızlık yapanlar cinayet sonrasında da bize odaklanmamız için bir nokta işaret ettiler. Oraya bakmamızı, baktıkça hipnotize olmamızı ve ayan beyan ortada olanı görmememizi sağladılar.
Nedir o nokta?
Dink cinayeti üzerinden Ergenekon operasyonunu yürüten birimleri yıpratmaya, Ergenekon davasının görüldüğü mahkemenin itibarını zedelemeye çalıştılar. Maalesef bunda kısmen de olsa başarılı oldular. O yüzden herkesin bir 'örgütü' ve o örgüt içinde görmek istediği sanıkları oldu. Yoksa Hrant Dink cinayetinin tam da Kafes Eylem Planı'nda geçtiği gibi 'operasyon' olduğu çok açık.
Kitabınızda cinayet etrafında kurgulanan olaylar zincirini gözler önüne seriyorsunuz. Bu cinayet hangi büyük projenin parçasıydı?
Dink cinayetinin öncesine genelde Türkiye'ye, özelde de Trabzon ve İstanbul'a baktığımızda aslında tam da Kafes Eylem Planı'ndaki süreci görüyoruz. O günleri hatırlayalım. 2003 ve takip eden süreçte nereden çıktığı tam anlaşılamayan bir misyonerlik ve 'din elden gidiyor' tartışmaları başlatıldı. 2004 ve 2005'te ise ayyuka çıktı. Taksim ya da Kızılay Meydanı'nda İncil'ler dağıtılıyor, sayıları on binleri bulan kilise ev iddiaları havada uçuşuyor, ekranlarda din değiştiren papazlar, rakamları sürekli artıran ilahiyat hocaları 'din ve vatan elden gidiyor' yalanını şişiriyorlardı. Hanefi Avcı'nın deyimiyle 'ceketlerin çıkarılması için ortamın ısıtılması' gerekiyordu. Öyle de yapıldı. AK Parti iktidarına karşı ulusalcı, aşırı milliyetçi bir dalga estirilmek isteniyordu. Bunun için de 'dinin ve ülkenin elden gittiği' söylemine ihtiyaç vardı. Nitekim Rahip Santoro, Hrant Dink ve Malatya Zirve cinayetlerine baktığımızda şunu net olarak görüyoruz: Tetikçilerin hepsi bu rüzgârdan etkilenmişler. 'Din elden gidiyor' deyip kiliselere saldırmışlar, misyonerleri öldürmüşler. Özetle Hrant Dink cinayetini ve amacı anlayabilmek için 2003'ten bugüne kadar ustaca oynanan oyuna iyi bakılmalı.
'Bir cinayet nasıl çözülmez'in dersi
Milletin Parasını İndiregandi SES KAYDIdailymotion.com'da yayınlanan ses kaydında, bir albayla bir müteahhit'in fatura üzerinde oynayarak yolsuzluk yaptığı iddia ediliyor...
İsrail Uçakları HATAY'DA NE YAPIYOREmekli Albay Mithat Işık, dün internete düşen ve Türk hava sahasını ihlal ettiği belirtilen İsrail uçaklarının ne yaptığını, İsrail'in ne yapmak istediğini sorguladı.
Gül'den Obama'ya Silahlı İHA BaskısıChicago'da ABD Başkanı Obama ile görüşen Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'ye İHA satışının kolaylaştırılması yönünde baskı yaptı.
Rahşan Ecevit'ten ŞOK İTİRAF?Bülent Ecevit'in koruma müdürü Recai Birgün, 2001 yılında karanlık bir yapının Ecevit'in kurduğu hükümeti yıkmaya çalıştığını söyledi.
Sendika Ağaları İşçi Parasıyla Pavyonda300 liralık rakıya, roka faturası; Konsomatrise ısmarlanan şampanyaya işçinin parasıyla ödeme, Bayram Meral'den yemin tutanağı...
'AKP Kapanacak Kan Gövdeyi Götürecek'Ergenekon davasında kilit rol oynayan gizli tanık Kıskaç'ın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne teslim ettiği CD çarpıcı itirafları içeriyor.
'PKK’nın Çekilme Planını İmralı Bozdu'PKK'nın eski yöneticilerinden Şükrü Gülmüş, şok bir iddia gündeme getirdi.
Cunta İtirafları: Başbakan'ı Uyuttular!9 subay kimdi; 1960 darbesinden üç yıl önce darbe planlarını hükümete veren Kurmay Binbaşı Samet Kuşçu'nun yaşadıkları; cuntacıların itirafları...
- Burak Yılmaz Avrupa'da 3. Sırada
- Bakan'dan 'Uludere' Tartışmasına Tepki
- Bağış'tan 'Bedelli Askerlik' Cevabı
- Valilikten 'İhmal' İddiasına Yalanlama
- Yunanistan'dan Türkiye'ye Vize Kolaylığı
- CHP'den 'Kürtçe Propaganda' Teklifi
- Askerlik Kanunu'nda Değişiklik
- 6200 Tonluk Tarihi Binayı Taşıdılar
- Karakartal Finale Kanatlandı!
- İngiltere'de İlginç Avro Anketi
- Önce Bir Uğultu Duyuldu Sonra İse...
- OECD'nin Türkiye İçin Büyüme Tahmini
- Çin Malı ABD Ordusunun Kabusu Oldu
- Dünyanın En Yüksek Kulesi
- Hayvan Öldürene Hapis Cezası Geliyor
- Eurovision Heyecanı Başlıyor
- İnternetten Alışverişte Yeni Sistem
- Derenin Ortasında Mahsur Kaldı
- Sınav Öncesi Ne İle Beslenilmeli?
- İsrail'den 'İşgale Devam' Yasası
- NATO Deklarasyonuna Türkiye Ayarı
- Okula Devamsızlıklar İnceleme Altında
- Ceza Kesen Polisi Hastanelik Ettiler
- Karamehmet'ten 'Tuncay Özkan' İtirafı
- TDK Başkanı: En Güzel Türkçe Köyde
- Orhan Gencebay’ın Acı Günü
- Bingöl'de Kaçak Sigara Operasyonu
- Ünal Aysal'dan Melo Açıklaması
- Prof. Dr. Ökçesiz'den Kampüs İçindeki Camiye Tepki
- İnşaat Çalışmasında Bir İşçi Toprak Altında Kaldı
- İskenderun Gümrüğü'nde Kaçakçı Operasyonu
- Eylem Yapan da Müdahale Eden de Polisti
- Rus Facebook’u 'Vkontakte' Kapatıldı
- SGK: Sigorta Primi Kadar Aylık Alınacak
- Eskişehir Belçikalı Kaleci Boffin'le Anlaştı
- Siverek'te Uçurtma Şenliği Düzenlendi
- Kaynak: Uludağ'a Özgü 33 Endemik Bitki Türü Var
- İspanyollar'a Göre Hamit'in Yeni Takımı
- Doğan: Artık Herkes İnancını Özgürce Yaşayabiliyor
- Kitap Okuma Etkinliğinde Dev Kalp








