İRAN'DAN "AJAN HEMŞİRELER" GELİYOR

Sağlık Bakanlığı’nın çalıştırmayı planladığı yabancı uyruklu hemşireler için İran’dan “Ajan hemşireler geliyor” ihbarı yapıldı.
İçişleri Bakanlığı’na ulaşan ve kimliği tespit edilemeyen Azeri kökenli bir İranlı tarafından gönderildiği sanılan mektupta, İran’dan Türkiye’ye gelecek olan hemşirelerin hem genç hem de güzel olduğu anlatıldı.
Mektupta, şöyle denildi: “İran hükümetinin Türkiye’ye hemşireler göndereceğini öğrendik. Eşim hemşire olduğu için çok sevindik. Yeni bir iş için eşim ile birlikte Türkiye’ye taşınma kararı aldık. Başvuru sırasında bir devlet görevlisi evimizi ziyaret etti. Türkiye’ye gitmeden önce 2 aylık bir kursa gönüllü olarak katılıp katılmayacağını sordu. Eğitimin neyle ilgili olduğunu anlamadık. Daha sonra eşim eğitime katılmakta olan yakın bir arkadaşıyla konuştu.
Kurs kişisel ve sağlık bilgilerinin dokümantasyonu, güvenli iletişim metotları, VIP ve VIP hastaların kimliklendirilmesi, hasta etkileme metotları konularından oluşuyor. Bu eğitimler bizi korkuttu. Söylendiğine göre bu hemşireler birkaç ay içinde Türkiye’de olacak.”
İçişleri Bakanlığı, gelen bu ihbar mektubu üzerine harekete geçerek, Dışişleri Bakanlığı’yla temas kurdu ve Türkiye’ye gelecek olan sağlık personeli hakkında çalışmaya başladı.
habertürk
İşte o ihbar mektubunun aslı (İngilizce ve Türkçe olarak)
Dear Sir/Madam
I’m sending this mail from Iran. I hope my mail will be taken on consideration. Before starting, I should mention that I’m Azeri. We’ve recently been in Turkey with my wife and we had a great holiday in Istanbul. We see Azerbaijan and Turkey as our country, and this why I’m sending you this mail.
In order to express myself in best way I’m writing my mail in English. I hope I can be clear enough.
It has recently announced that Iranian government will send Iranian nurses to Turkey. Because my wife is a nurse this announcement made us more than happy. Together with my wife we decided to move to Turkey with the ease of the new employment. Similarly there are friends of mine and friends of my wife who wanted to work in Turkey as a Nurse.
In the process of application, a government officer visited our house. He asked us whether my wife would be voluntary to take a 2 month training before going to Turkey. At first we couldn’t understand what was going on, and what the training was about. But later on my wife talked with one her close friends who was already at the training. And my wife learned from her friend that; the 2 month training program consisted of the courses as; “Achieving/Categorizing Personal and Health Information”, “Secure Communication Methods”, “Identification of VIP and VIP Patients”, “Patient Infecting Methods”, “Generating Patient Complications”. Hearing these kind of courses scared the hell out of us. Seeing that chosen nurses were young and attractive made us more suspicious.
Yes I accept that I’m an Iranian citizen. But this doesn’t mean that I let any harm to Turkey, a country which I feel belonging.
After understanding that these nurses were not going to work as medical personnel, instead they were going to act as agents in Turkey, I asked my wife to cancel the procedure by excusing that she will have baby and she has some health problems. Nevertheless, we hear things from a very close friend of my wife. I guess that only some chosen voluntary nurses take this training. Another crucial information which we heard from my wife’s close friend is that; some government officers are motivating nurses to get into close relation with VIP patients and they even motivate nurses to even get married with VIP patients at their service in Turkey.
It’s so obvious that Iranian Government really cares about this nurse matter and ascribes great importance to it. As it is told these nurses will be in Turkey in several months.
It should not be forgotten that Azeris and Arabs really admire Turkey but beside this government is certainly on the opposite side of Turkey, opponent to Turkey.
I hope you take my mail in to consideration.
With my best regards.
Mektubun Türkçe Hali;
Sayın yetkili,
Bu maili Iran’dan gönderiyorum. Dikkate alacağınızı ümit ediyorum. Sözlerime başlamadan önce Azeri olduğumu belirtmek isterim. Yakın zamanda karım ve ben Türkiye’de bulunduk ve İstanbul’da harika bir tatil geçirdik. Azerbaycan ve Türkiye’yi kendi vatanımız gibi gördüğümüz için bu maili size yolluyorum.
Kendimi en iyi şekilde ifade edebilmek için İngilizce yazıyorum. Umarım kendimi yeterince iyi ifade edebilirim.
Bir süre önce İran devletinin Türkiye’ye İranlı hemşireler yollayacağı duyuruldu. Eşim hemşire olduğu için bu haber bizi daha da çok sevindirdi. Bu yeni iş imkanı sayesinde eşim ve ben Türkiye’ye taşınmaya karar verdik. Aynı şekilde Türkiye’de hemşire olarak çalışmak isteyen birçok arkadaşımız var.
Başvuru sürecinde bir devlet yetkilisi evimize geldi. Eşime Türkiye’ye gitmeden önce gönüllü olarak 2 aylık bir eğitime katılmak isteyip istemediğini sordu. İlk başta neler olduğunu ve bu eğitimin ne hakkında olduğunu anlayamadık.
Daha sonra eşim konuyu, o sırada bu eğitime devam eden yakın bir arkadaşıyla konuştu ve eğitimin ‘Kişisel ve Sağlık bilgilerini elde edip sınıflandırma’, ‘Güvenli İletişim Teknikleri’, ‘VİP (Önemli kişileri) kişileri ve Hastaları Belirleme, ‘Hastalık Bulaştırma Yöntemleri’, ‘Hastalık Komplikasyonları Üretimi’ gibi kurslar içerdiğini öğrendi. Bu tür kursların verildiğini öğrenmemiz bizi ciddi korkuttu. Seçilen hemşirelerin genç ve çekici olduğunu görmemiz ise bizi daha da şüphelendirdi.
Ben bir İran vatandaşıyım ancak bu aidiyet hissettiğim Türkiye’ye karşı zarar verilmesine seyirci kalacağım anlamına gelmez.
Bu hemşirelerin Türkiye’de sağlık personeli gibi değil de birer ajan gibi hareket edeceklerini anlamamızdan sonra, ben eşimden bebeğimiz olacağı, sağlık sorunları olduğu gibi mazeretlerle işlemlerini iptal ettirmesini istedim.
Bunları eşimin çok yakın arkadaşından duyduk ancak ben sadece seçilmiş bazı gönüllü hemşirelerin bu kursu aldıklarını tahmin ediyorum.
Eşimin yakın arkadaşından duyduğumuz bir diğer önemli bilgi de şudur: bazı devlet görevlileri hemşireleri VİP hastalarla yakın ilişkiye girmeleri hatta onlarla evlenmeleri konusunda teşvik etmektedirler.
Çok açık ki İran Hükümeti gerçekten bu hemşire konusuyla yakından ilgileniyor ve bu işe büyük önem veriyor.
Söylendiği gibi bu hemşireler birkaç ay içerisinde Türkiye’de olacaklar. Şu unutulmamalıdır ki Azeriler ve Araplar Türkeye’ye hayranlık beslemektedir ancak İran devleti kesinlikle Türkiye’nin düşmanıdır Türkiye’ye karşıt safta yer almaktadır. Umarım mailim dikkate alınır.
En iyi dileklerimle.
'Randevu Al' Diyen Diş Hekimine SaldırıBursa'nın Karacabey İlçesi Devlet Hastanesi’nde randevu almadan muayene olmak isteyen 41 yaşındaki Hasan G., 34 yaşındaki Diş Hekimi Gülşah Yılmaz’a saldırdı.
Bitlis'e 400 Yataklı Hastane YapılıyorBitlis’te yapılacak olan 400 yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesi için temel açma çalışmaları devam ediyor.
Süt Ürünleri Nasıl Saklanmalı?Kalsiyum, protein ve vitamin bakımından zengin olan süt ürünleri büyümede ve kemik sağlığında önemli rol oynuyor. Ancak bu ürünlerden maksimum yarar sağlamak için doğru koşullarda saklamak gerekiyor.
Uğur: Sağlık Sektörü Balıkesir'de Altın Çağını YaşıyorAK Parti Genel Başkan Yardımcısı Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur, Balıkesir'de 9 yeni hastane binasının yapılacağını belirterek, sağlık alanında devrim niteliğindeki atılımlarla altın bir dönem yaşandığını söyledi.
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünden Şiddete TepkiKartal'da 112 Acil serviste görevli bir doktorun darp edilmesinin ardından İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu, Kartal Devlet Hastanesi'nde basın açıklaması düzenledi.
Bademcik Alınınca Savunma Bitmiyor Bademcik ameliyatları sonrasında vücudun savunmasız kalacağı yönündeki görüşler gerçeği yansıtmıyor. Uzmanlara göre, dil kökü ve geniz eti gibi dokular aynı görevi üstleniyor.
Kolon Kanserinde 'Şifre' ÇözüldüABD'nin kanser araştırmaları yapan merkezlerinden USC Norris Comprehensive Cancer Center'dan Prof. Lenz, kolon kanserinin tedavisinde umut veren gelişmeler olduğunu açıkladı.
"Sütten Zehirlenme İddiası İçin Rakamlar Çok Düşük"Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ahmet Küçükçetin, Türkiye'de her 10 bireyden birinde laktoz intoleransı olduğunu belirtti.
- Burak Yılmaz Avrupa'da 3. Sırada
- Bakan'dan 'Uludere' Tartışmasına Tepki
- Bağış'tan 'Bedelli Askerlik' Cevabı
- Valilikten 'İhmal' İddiasına Yalanlama
- Yunanistan'dan Türkiye'ye Vize Kolaylığı
- CHP'den 'Kürtçe Propaganda' Teklifi
- Askerlik Kanunu'nda Değişiklik
- 6200 Tonluk Tarihi Binayı Taşıdılar
- Karakartal Finale Kanatlandı!
- İngiltere'de İlginç Avro Anketi
- Önce Bir Uğultu Duyuldu Sonra İse...
- OECD'nin Türkiye İçin Büyüme Tahmini
- Çin Malı ABD Ordusunun Kabusu Oldu
- Dünyanın En Yüksek Kulesi
- Hayvan Öldürene Hapis Cezası Geliyor
- Eurovision Heyecanı Başlıyor
- İnternetten Alışverişte Yeni Sistem
- Derenin Ortasında Mahsur Kaldı
- Sınav Öncesi Ne İle Beslenilmeli?
- İsrail'den 'İşgale Devam' Yasası
- NATO Deklarasyonuna Türkiye Ayarı
- Okula Devamsızlıklar İnceleme Altında
- Ceza Kesen Polisi Hastanelik Ettiler
- Karamehmet'ten 'Tuncay Özkan' İtirafı
- TDK Başkanı: En Güzel Türkçe Köyde
- Orhan Gencebay’ın Acı Günü
- Bingöl'de Kaçak Sigara Operasyonu
- Ünal Aysal'dan Melo Açıklaması
- Prof. Dr. Ökçesiz'den Kampüs İçindeki Camiye Tepki
- İnşaat Çalışmasında Bir İşçi Toprak Altında Kaldı
- İskenderun Gümrüğü'nde Kaçakçı Operasyonu
- Eylem Yapan da Müdahale Eden de Polisti
- Rus Facebook’u 'Vkontakte' Kapatıldı
- SGK: Sigorta Primi Kadar Aylık Alınacak
- Eskişehir Belçikalı Kaleci Boffin'le Anlaştı
- Siverek'te Uçurtma Şenliği Düzenlendi
- Kaynak: Uludağ'a Özgü 33 Endemik Bitki Türü Var
- İspanyollar'a Göre Hamit'in Yeni Takımı
- Doğan: Artık Herkes İnancını Özgürce Yaşayabiliyor
- Kitap Okuma Etkinliğinde Dev Kalp








