İRAN'IN DÜNYA GÜCÜ OLMA PLANI

İran’ın İslam’ın Şii yorumuna dayalı bir “ideal devlet”, “ideal toplum” ve “ideal insan” anlayışı bir amaç mıdır yoksa araç mıdır?
Ortadoğu’da birçok akıntı olduğuna şüphe yoktur. En derin akıntı ise bir süreliğine uyutulan Sünni nüfus içinde yaşayan Şii toplum ile Şii toplum içinde yaşayan Sünni grupların istekleridir. Uykudan uyanış, Irak’ın işgaliyle başlamıştır.
Tarih boyunca Ortadoğu sosyokültürel, coğrafi ve yeraltı zenginlikleriyle dünyanın ilgisini çekmiştir. Son dönemlerdeki gelişmeler uyuyan devin analiz edilmeye muhtaç olduğunu göstermektedir. Bölgeyle ilgili sağlıklı bir analiz ancak sınırsız sayıda mevcut olan dinsel faktörlerin incelenmesiyle mümkündür. Ortadoğu’nun yakın ve uzak gelecekteki duruşu, yatay ve dikey tarih incelemeleriyle anlaşılabilir. Bölgedeki derin akıntıların geçmiş, bugün ve gelecekteki yansımalarını tespit etmek aynı zamanda Ortadoğu’nun güvenliği açısından bir zorunluluktur. Geçmişte var olan düğümlerin, bugüne ve geleceğe tesir etmemesi mümkün değildir. Ortadoğu’nun en belirgin vasıflarından biri, “din ve dinî kültür”dür. Bunun delili ise “peygamberlerin çoğunun Doğu ve Orta Doğu’da ortaya çıkmasıdır”; diğeri İslam dininin merkezi olarak kabul edilen Ortadoğu ülkelerinin mezhep farklılıkları açısından da kayda değer bir çeşitlilikte olmasıdır. Bölgede var olan Sünni ve Şii nüfus bazı ülkelerde legal hareket alanı bulurken bazı ülkelerde ise sindirilmiş durumdadır. Bu durum bölge üzerinde proje üretenlerin iştahını kabartmaktadır. Uyuyan dev olan sindirilmiş Sünni ve Şii nüfusu uyandırmak, bölge birliği ve güvenliğini de yakından ilgilendirmektedir. Ortadoğu’da gelişen konjoktör, yeni yüzyılın baş aktörlerinden biri Şia ve Şii grupları ve coğrafyalarıdır. Şiiler Ortaçağ boyunca Sünni anlayışa alternatif oluşturmak amacıyla İslam coğrafyasını, dairelerinin yürüttüğü misyonerlik faaliyetleri aracılığıyla bir kanaviçe gibi işlediler.
İran’ın etkinlik arayışları
Şii coğrafyası üzerinde İran’ın etkinlik kurma arayışlarının tarihi kökleri vardır. Tarih boyunca genelde Şii-Sünni mücadelesi özelde İran ve Osmanlı Şii hegemonya kurma çabasıdır. İran’ın tarih-coğrafya algılamasında hegemonya kurma isteği kültürünün önemli bir parçasıdır. Bu nedenle Şii-Sünni çatışma tarihi aynı zamanda iktidar mücadelesi tarihidir. Tarih boyunca Şii gruplar hep Sünni anlayışa alternatif olmak amacıyla faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. İsmailiyye mezhebine dayanan Fatımî Devleti’nin 909’da ortaya çıkışı dahi Sünni Abbasi iktidarına alternatif bir yönetim ve yaşam felsefesini ortaya koymak amacıyla kurulmuştur. Aynı anlayışla Haşhaşiler (Şii Nizari İsma’ililer), 1090 yılından Selçuklu Devleti’nin Sünni anlayışını baltalamıştır. Tarihte Sünni-Şii çatışmasının doruk noktası Karmatilerin faaliyetleriyle kendisini göstermiştir. Karmatiler İslam coğrafyasının Bahreyn, Suriye, Horasan, Maveraünnehir, Irak, Yemen, Hindistan, Kuzey Afrika topraklarını aktif bir dai (misyoner) ağıyla ördüler. Özellikle Bahreyn ve Suriye’de kurdukları siyasi ve idari örgütlemenin sonunda Karmatiler Sünni Müslümanların yaşadıkları toprakları yaşanmaz hale getirdiler. Şii İsmaili-Karmati gruplar Abbasi ve ehl-i Sünnete karşı İkdaniyye Meclisi adı verilen altı kişiden oluşan bir ortak akılla devlet işleri yürütmek istediler. Bu yönetim anlayışında devlet tarımda çalıştırılmak üzere 30 bin işçiye sahipti. Değirmenlerin, atölyelerin devlet adına işletildiği bir anlayışı tüm İslam dünyasına yaygınlaştırmak için çaba harcadılar. Bir bakıma İsmaili ve Karmatilerin siyasi ve sosyokültürel aktiviteleri Baas Partisinin 10. Yüzyılındaki temellerini oluşturmaktadır.
Şiiler Ortaçağ boyunca Mısır, Suriye, Yemen, Bahreyn, İran, Hindistan, Irak ve Lübnan gibi önemli coğrafyalarda rol üstlendiler. “Şii Hilali” ile kast edilen, İran ile başlayıp Lübnan’a uzanan içine Irak, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’da bulunan Şii azınlık coğrafyasıdır. “Şii Hilali”nin politik bir tavır ve dönemlik bir problem olarak değerlendirilmesinden öte bölgenin demokratikleşmesine etkisi büyüktür. Arap Baharına kadar Şii-Sünni kutuplaşması uzun yıllar Lübnan’da yaşandı. Lübnan’ın yaşadığı kaosu tüm İslam dünyası yaşar mı? İslam dünyasında olası Şii-Sünni kutuplaşmasının bölgedeki mevcut krizleri derinleştireceğine şüphe yok. Birinci Dünya Savaşı’ndan galip ayrılan sömürgeci devletlerin, Ortadoğu’nun sınırlarını cetvelle çizdikleri 20. Yüzyıl’da bölgeyi dini, etnik ve mezhep unsurlarına ayırmak istediler. Böylece Osmanlı’nın bir bütün olarak mütalaa ettiği Ortadoğu, tekrar bütünleşmeyecek bir şekilde siyasi, ekonomik ve kültürel olarak parçalara ayrılacaktı. Böylece Osmanlı Devleti’nin yüzyıllar boyunca bölgede oluşturmaya çalıştığı iktisadi ve sosyokültürel uyum tahrip edildi. Bu faaliyetlerin sonucunda Şiiler İran, Irak ve Bahreyn gibi ülkelerde çoğunluğu oluştururken; Ortadoğu’nun diğer ülkelerinde ise azınlık durumunda oldular. Bahreyn ve Irak’ın çoğu Şii olmasına karşın yıllarca iktidarda Sünniler; Suriye’de ise tam tersi bir durum söz konusu olmuştur. Şiiler kendi içinde İsna Aşereler, Zeydiler, İsmaililer, Nusayriler, Ehl-i Hakçılar ve Aleviler’e bölünmüş durumundadır. Bölgenin marjinal grupları ise Hariciler, Karmatiler, Dürzîler, Yezidiler’le İbadilerdir. Bu gruplar Ortadoğu aysberginin görünmeyen kısmıdır. Ortadoğu’da birçok akıntı olduğunda şüphe yoktur. En derin akıntısı ise bir süreliğine uyutulan Sünni nüfus içinde yaşayan Şii toplum ile Şii toplum içinde yaşayan Sünni grupların istekleridir. Uykudan uyanış, Irak’ın işgaliyle başlamıştır. Felluce ve Necef savunmasıyla dünya neredeyse Şia’nın İran dışında yeni bir mekânın varlığını keşfetti. Akabinde Irak’ın geçici yönetimi ve meclisinde söz sahibi olmaya başlamasıyla Ortadoğu’da Şii faktörünün önünü açıldı. Siyasi yükseliş beraberinde Şii uyanışı veya Şii Hilali olarak adlandırılan ezilmiş ve iktidardan yoksun olan kitlelerin güçle tanışmalarını sağladı. Şii kimliği, Ortadoğu’da daha çok muhalif ve alt bir kimlik olarak süregelmiştir. Bu kimlik artık iktidara taliptir.
Şiilik ve Arap milliyetçiliği
Şii kimlik, Batı’nın çıkarlarına el altında göz yuman Baas Partisi’yle başlayan “Arap Milliyetçiliği” gibi halk desteğinden yoksun değildir. Kendisini ulus-devlet kimliği ile bile özdeş göremeyen bazı toplulukların, “Arap” üst kimliğine sarılmaları çok zor olmuştu. “Arap Milliyetçiliği” felsefesinin pek de işe yaramış olduğu söylenemez. Fakat Şii kimliği için aynı şeyi söyleyemeyiz. Şiilik, bütün canlılığı ile İran’da yaşanmaktadır. Bu nedenle Şii kimliğin en önemli temsilcisi İran görünmektedir. Hâlbuki Şiilerin dini merkezi olan Arap Necef kenti tarih boyunca Şii din adamlarının yetiştiği ve yaşadığı bir kent olmuştur. İran’daki büyük din adamlarının çoğu Necef’te yetişmiştir. İran’ın Kum kenti Necef’te okuyan İranlı din adamları tarafından kurularak, İran’ın tarih boyunca üstlendiği bölgesel ve uluslararası güç olma stratejisine hizmet etmiştir. İran tarih boyunca hep dünya gücü olma yollarını aramıştır. İslam fetihlerinden sonra İran, bu idealini seçmiş olduğu mezhep aracılığıyla sürdürmek istemektedir. İran tarih boyunca bölge Şiilerini kendi hâkimiyet anlayışını gerçekleşmek için kullanmıştır. Söz konusu mücadeleyi İran coğrafyası dışında vererek kendi coğrafyasının güvenliğini korumak istemiştir. İran’ın İslam’ın Şii yorumuna dayalı bir “ideal devlet”, “ideal toplum” ve “ideal insan” anlayışı bir amaç mıdır yoksa araç mıdır? İran’ın Şiilerin çoğunlukta olduğu Azerbaycan’ı, Azerbaycan-Ermenistan sorununda desteklememiş olması bu sorunun cevaplar mahiyettedir.
Şii Hilali bir ütopya mı; yoksa bir realite midir? Bu sorunun cevabı ABD’nin Irak işgali sonrası bölgede oluşacak güç odaklarıyla Arap Baharı sonrası oluşacak yapılanmaya göre şekillenecektir. Bundan sonra Ortadoğu’da her tür değişim ve demokratikleşme hareketinde bölgenin etnik ve mezhep ayrılıkları devrede olacağı bilinmelidir.
Doç. Dr. Abdullah Ekinci(Harran Üniversitesi Öğretim Üyesi)/Star
6 Predatör Terörle Başedebilir mi?Yakın geçmişte ABD ve Avrupa ülkelerinin kartı konumunda olan PKK, bugün İran ve Suriye'nin çekmecesinde.
İsrail’in Akdeniz Hayalleri ve PKKPKK'nın Türkiye’nin Akdeniz şehirlerini vurması İsrail’de bazı kişileri sevindirecekken bu strateji Beşar Esad’ın da işine gelecek.
"Adi Başbakan" Astsubayın Üstüne KaldıTaraf'ın “Parola: Adi Başbakan” sürmanşetiyle duyurduğu Erdek Mayın Filosu Komutanlığı’nda yaşanan parola rezaletinin geldiği boyut...
Suriye Krizi Şii ve Sünnileri Çatıştırıyor"Lübnan’da eğer Şii ve sakallıysan dürüst bir direnişçisin, fakat eğer Sünni ve sakallıysan köktendinci bir teröristsin.”
PKK'lı Teröristten HATAY İTİRAFI"Bu saldırı göstere göstere geldi. PKK adeta 'Bürke Yaylası'ndaki adamlarımla saldırıya geliyorum' diye bas bas bağırdı."
Dolmuşta Kenetlenen Vatandaş Tek YürekToplu taşımanın kıymetini bilelim. Bizi içeriden ve dışarıdan bölmeye çalışanların oyunlarına gelmeyelim...
PKK Sabotajlarının Perde Arkası!Anlamsız sandığımız PKK saldırılarının pek çoğu aslında gerçek PKK saldırısı değil ve bunların PKK dışı pek çok sebebi var...
İran-PKK-Suriye Hattında ŞOK İDDİA?Dünya karşı Suriye'yi ve İran'ı savunan, onlara destek veren Türkiye, İran-PKK-Suriye üçgeninde terörle terbiye edilmek mi isteniyor...
- Burak Yılmaz Avrupa'da 3. Sırada
- Bakan'dan 'Uludere' Tartışmasına Tepki
- Bağış'tan 'Bedelli Askerlik' Cevabı
- Valilikten 'İhmal' İddiasına Yalanlama
- Yunanistan'dan Türkiye'ye Vize Kolaylığı
- CHP'den 'Kürtçe Propaganda' Teklifi
- Askerlik Kanunu'nda Değişiklik
- 6200 Tonluk Tarihi Binayı Taşıdılar
- Karakartal Finale Kanatlandı!
- İngiltere'de İlginç Avro Anketi
- Önce Bir Uğultu Duyuldu Sonra İse...
- OECD'nin Türkiye İçin Büyüme Tahmini
- Çin Malı ABD Ordusunun Kabusu Oldu
- Dünyanın En Yüksek Kulesi
- Hayvan Öldürene Hapis Cezası Geliyor
- Eurovision Heyecanı Başlıyor
- İnternetten Alışverişte Yeni Sistem
- Derenin Ortasında Mahsur Kaldı
- Sınav Öncesi Ne İle Beslenilmeli?
- İsrail'den 'İşgale Devam' Yasası
- NATO Deklarasyonuna Türkiye Ayarı
- Okula Devamsızlıklar İnceleme Altında
- Ceza Kesen Polisi Hastanelik Ettiler
- Karamehmet'ten 'Tuncay Özkan' İtirafı
- TDK Başkanı: En Güzel Türkçe Köyde
- Orhan Gencebay’ın Acı Günü
- Bingöl'de Kaçak Sigara Operasyonu
- Ünal Aysal'dan Melo Açıklaması
- Prof. Dr. Ökçesiz'den Kampüs İçindeki Camiye Tepki
- İnşaat Çalışmasında Bir İşçi Toprak Altında Kaldı
- İskenderun Gümrüğü'nde Kaçakçı Operasyonu
- Eylem Yapan da Müdahale Eden de Polisti
- Rus Facebook’u 'Vkontakte' Kapatıldı
- SGK: Sigorta Primi Kadar Aylık Alınacak
- Eskişehir Belçikalı Kaleci Boffin'le Anlaştı
- Siverek'te Uçurtma Şenliği Düzenlendi
- Kaynak: Uludağ'a Özgü 33 Endemik Bitki Türü Var
- İspanyollar'a Göre Hamit'in Yeni Takımı
- Doğan: Artık Herkes İnancını Özgürce Yaşayabiliyor
- Kitap Okuma Etkinliğinde Dev Kalp








