TERÖRLE MÜCADELEDE 'USTA'LIK

Uludere’deki vahim hata nedeniyle “operasyonları hemen durdurun” demek olanları “Uludere katliamı” olarak adlandırmak başa dönmemize yol açar.
Star'dan Sedat Laçiner, 2011'de terörün sadece teröristleri ikna ve ekonomik- sosyal yardımlarla bitirilemeyeceğinin anlaşıldığını ifade ederek "Devlet teröristle mücadele ederken silahı ‘smart’ (usta) bir şekilde kullanmak zorundadır." dedi.
İsrail'in yanısıra Suriye ve İran'ın da terörü desteklediğine dikkat çeken Laçiner, güvenlik güçlerine, yani kanuna karşı silah çeken kişi veya kişilerin sınırlardan rahatlıkla geçememesi gerektiğini belirtti.
Uludere’deki vahim hata nedeniyle “operasyonları hemen durdurun” demenin ya da olanları “Uludere katliamı” olarak adlandırmanın terörle mücadelede başa dönmek anlamına geleceğini hatırlatan Laçiner, vatandaşın devlete ve TSK'ya güveninin de tekrar kazandırılması gerektiği analizinde bulundu.
İşte Sedat Laçiner'in yazısı:
2011 terörle mücadelede zor, ama öğretici bir yıl oldu. Terörü sadece teröristleri ikna ederek ve ekonomik-sosyal yardımlar yaparak çözemeyeceğimizi gördük. Devletin sosyal, kültürel ve ekonomik atılımları Kürt vatandaşlar arasında mutlaka olumlu sonuçlar verdi, ancak bütüncül bir yaklaşımı eş zamanlı olarak uygulayamadığımız sürece kaynaklar israf oluyor, teröristler azgınlaşıyor ve kayıplar da artıyor. Yol alıyoruz, ancak maliyet ile kazanımlar arasındaki oran kabul edilebilir bir düzeyin çok altında.
En kötüsü dış ilişkilerimiz PKK terörünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle dış dünyada 2007-2008 döneminde yakaladığımız mükemmel hava dağıldı, sadece İsrail değil, Suriye ve İran da terörle mücadelede yardımcı aktörler olmaktan çıkıp, tam aksine terörü azdıran aktörlere dönüştüler.
Ne yapmalı?
En önemlisi şunu artık anlamalıyız, silahlı veya silahsız mücadele diye bir şey yoktur. Devlet teröristle mücadele ederken silahı ‘smart’ (usta) bir şekilde kullanmak zorundadır. Başka bir deyişle silah ölçülü, yerinde ve zamanında kullanılmalıdır. Teröristle çatışmada en üstün silahlar kullanılmalıdır. Havadan ve yerden istihbarat, kurumlararası işbirliği eksiksiz olmalıdır. Güvenlik güçlerine, yani kanuna karşı silah çeken kişi veya kişiler sınırlardan rahatlıkla geçememeli, sınır içinde yüzlerce, hatta binlerce kilometre yol alamamalıdırlar. İkinci olarak devlet teröriste uyguladığı tarifeyi halka uygulamamalıdır. Kanunlar ifade özgürlüğünü sonuna kadar korumalı, ancak şiddet ortaya çıktığında da karşı konulamaz acı gücünü hissettirmelidir.
Ne var ki bizler mücadelenin hangi kanadında sorun çıksa o kanadını tasfiye edip, diğerine ağırlık vermeyi çare sanıyoruz. Demokratik Açılım çökünce, KCK (yani PKK) sokakları kana bulayınca o zamana kadar ihmal edilen silahlı mücadeleye yüklendik. Devlet ile PKK arasındaki çatışmalar artınca ise gözü korkanlar, “yeter susturun silahları, devlet de PKK da sussun” demeye başladı. İşte Uludere Operasyonu’ndan sonra ortaya çıkan tablo da bu kararsızlığımızın, akıl karışıklığımızın tipik örneği.
Eğer eldeki veriler doğru ise ölen kişiler olmamaları gereken bir yerdeydiler. Sınırı herkes elini kolunu sallayarak geçebilir mi? Terördeki en önemli sorunumuz da bu değil mi, yani sınırların delik deşik olması. Askeri bir bölgeye girerseniz, sınırları yasalara karşı gelerek geçerseniz sonuçları çok ağır olur. Burada sorun askerin istihbarat hatasından çok, o güne kadar kaçakçılığın neredeyse serbest ve düzenli bir şekilde yapılıyor oluşudur. Böylesine kapsamlı ve yaygın bir kaçakçılıkta hangi devlet görevlileri rol almaktadır, asıl bunlara bakmak gerekir. Yoksa çatışma bölgelerinde bu tür kazalar olmaktadır. Amerikan ordusu bu tür yanlışları her yıl en az birkaç kez yapmaktadır. Ayrıca PKK da bu tür kazaların olması için güvenlik güçlerine sürekli tuzaklar kurmaktadır. Evleri polis kıyafetinde basmak, sivillerin yoğun olduğu bölgelerde konuşlanmak gibi.
Bu tabloya bakıldığında Uludere’deki vahim hata nedeniyle “operasyonları hemen durdurun” demek ya da olanları “Uludere katliamı” olarak adlandırmak her seferinde başa döndüğümüz gibi bu kez de başa dönmemize yol açar. Böylece sarmal aşağı doğru döne döne iner ve Türkiye zaman kaybetmeye devam eder.
Tüm bunları söylerken Hükümete şunu da hatırlatmak gerekir. Uludere’de olanlar kaza gibi durmakla birlikte pek çok kişi olanların arkasında derin devlet veya derin PKK olabileceğini düşünüyor. Sıradan vatandaş bile otomatik olarak ordusunun arkasında duramıyor. Medya ve hatta siyasiler dahi askere şüpheyle yaklaşıyor. Anlayacağınız Kürdü, Türkü, Alevisi, solcusu, sağcısı, futbolcusu kim varsa artık, herkes TSK’ya ve devlete hala şüpheyle bakıyor. Çünkü devletin bu konulardaki karnesi berbat. İşte asıl yapılması gereken iş bu: Devlete ve TSK’ya güveni, öncelikle onu ıslah ederek, ardından halk ile helalleşerek tesis edebilmek. Başbakan Erdoğan’ın seçimler öncesinde kendisine hedef koyduğu ‘ustalığın’ sırrı da burada gizli. Şüphesiz bu güveni tesis edebilen ve devleti ıslah edebilen tarihe büyük bir usta olarak geçer.
Doğan Medya'da Sarıgül Aşkının Sırrı?'Becerikli Bay Mustafa' ilan edildi. Önce, haber merkezi ve yazıişleri eliyle bunun 'peşrevi' yapıldı. Şimdi 'köşe elemanları' marifetiyle cilası çekiliyor.
İsrail'in Hatay Merakının SIRRI NE?İsrail'a ait savaş uçakları, insansız hava araçları hava sahamızı ihlal ediyor, iddiaya göre de ilgili komutanlar hep bunun gereğini yapmıyor hem de Genelkurmay'ı bilgilendirmiyor...
6 Predatör Terörle Başedebilir mi?Yakın geçmişte ABD ve Avrupa ülkelerinin kartı konumunda olan PKK, bugün İran ve Suriye'nin çekmecesinde.
İsrail’in Akdeniz Hayalleri ve PKKPKK'nın Türkiye’nin Akdeniz şehirlerini vurması İsrail’de bazı kişileri sevindirecekken bu strateji Beşar Esad’ın da işine gelecek.
"Adi Başbakan" Astsubayın Üstüne KaldıTaraf'ın “Parola: Adi Başbakan” sürmanşetiyle duyurduğu Erdek Mayın Filosu Komutanlığı’nda yaşanan parola rezaletinin geldiği boyut...
Suriye Krizi Şii ve Sünnileri Çatıştırıyor"Lübnan’da eğer Şii ve sakallıysan dürüst bir direnişçisin, fakat eğer Sünni ve sakallıysan köktendinci bir teröristsin.”
PKK'lı Teröristten HATAY İTİRAFI"Bu saldırı göstere göstere geldi. PKK adeta 'Bürke Yaylası'ndaki adamlarımla saldırıya geliyorum' diye bas bas bağırdı."
Dolmuşta Kenetlenen Vatandaş Tek YürekToplu taşımanın kıymetini bilelim. Bizi içeriden ve dışarıdan bölmeye çalışanların oyunlarına gelmeyelim...
- Ukrayna’nın Milli Marşı 150 Yaşında
- Tuvaletlerdeki 'Sinek Sayısı'na Sınırlama
- 'Eşitlik' Konusunda Anlaşmazlık Sürüyor
- Erdoğan Kazaklar'dan 5 Çocuk İstedi
- Polis Merkezi Önünde Şüpheli Paket Alarmı
- Bu Santral Elektrik Üretimini Yüzde 2 Artıracak
- Nevşehir’de Kanserli Köy Taşınacak
- Malatya’da Kaza: 1 Ölü 18 Yaralı
- Takip Ettiği Eşini Telefonla Görüşürken Görünce Dövdü
- Halı Asarken Akıma Kapılan 6 Aylık Hamile Kadın Öldü
- Bu Sefer Burhan Kuzu Öğrencilere Yumurta Attı
- U-19 Milliler Yunanistan'a 3-0 Mağlup
- Hem Annesini Hem Kız Kardeşini Öldürdü
- Sason’da Kar Nedeniyle Kapalı Olan Köy Yolları Açıldı
- Tarihi Eser Operasyonunda 7 Kişi Gözaltına Alındı
- 'Bedelli'de 25 Yaş ve 15 Bin TL Önerisi
- AİHM'e Yargı Şoku
- Rusya'dan Kıtalararası Füze Denemesi
- Lagarde: Yunanistan Avro'da Kalmalı
- Küçük Çocuğu Kurtarmak İsterken Canından Oluyordu
- Erdemir’li İşçilerden Engellilere Tekerlekli Sandalye
- Bingöl'de 3 Kilo Esrar Ele Geçirildi
- Niğde'de Motosiklet Kazası
- Çelikcan: Yüreğir'in Asfalt Sorununu Çözeceğiz
- Bursaspor Bangura İçin 150 Bin Euro Ödeyecek
- Yılın En Çok Kazanan Sporcuları?
- Memur-Sen Hükümetin Gıyabi Cenaze Namazını Kıldı
- Kızılay Depremzedelerden Çadırlarını Bekliyor
- İniş Takımları Kapanmayan Uçak Geri Döndü
- Orman Yangınlarına Robotlar Müdahale Edecek
- Trabzonlu Oyuncudan İlginç Açıklama
- Yaşlanmış Araçların Vergi Borcu Silinecek
- 2 Kızını Kazada Kaybeden Anne İntihar Etti
- Premier Lig'den Süper Lig'e!
- Yaralı Çoban, Askeri Helikopterle Hastaneye Kaldırıldı
- SP'den Zinanın Suç Sayılması İçin İmza Kampanyası
- Türkmenistan’da Uluslararası Doğalgaz Kongresi Yapılıyor
- ''Vizeyi Kolaylaştırmazsanız Vatandaşlarımız Türkiye’ye Gider''
- Bankalara Dövizde Kolaylık Geliyor
- Alman Turistler, Mevlevi Dergahına Hayran Kaldı








