YALÇIN AKDOĞAN'A CEVAP-2

İfade Krizi sonrası Yalçın Akdoğan'ın yazılarındaki söylemlerle, gerçeklerin karşılaştırıldığı değerlendirmemizin son bölümü...
Yetkin Yıldız/Aktifhaber
Bir Yalçın Akdoğan Okuması-3
“Yalçın Akdoğan Perdeleme mi Yapıyor” ve “Yalçın Akdoğan’a Cevap-1” yazımızda genel olarak İfade Krizi ekseninde ortaya atılan iddialar ve tartışmalar çerçevesinde söylem-icraat arasındaki bariz farklara dikkat çekmiştik.
Özet olarak; Başbakan Erdoğan’ın siyasi başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın “Cemaatle aramızda bir kavga yok, zaten olamaz da” sözüyle gerçeklerin örtüşmediğini, medyaya biraz dikkatli bakıldığında Sabah, Star, Yeni Şafak, Takvim gibi gazetelerde çıkan haberler ile Bilal Çetin, Şükrü Küçükşahin ve Ali Bayramoğlu’nun köşe yazılarından hareketle bu söylem-icraat arasındaki farklılıkları ortaya koymuştuk.
Zira bu noktada Vatan Yazarı Bilal Çetin, 14 Şubat tarihli yazısında MİT Krizi öncesi Başbakan Erdoğan’a cemaat örgütlenmesi ile ilgili bir dosya sunulduğunu, önümüzdeki günlerde büyük bir atama dalgasının olacağını, Hakimler ve Savcılar Kararnamesinin dışında İçişleri’nde de büyük atama ve görevden almalar olacağı iddiası ile Şükrü Küçükşahin’in MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın kendisine yöneltildiği iddia edilen “Gülen Cemaati devlette örgütleniyor” sorusuna verdiği “Paralel bir örgütlenmeye devlet içinde izin vermemek ana görevimiz” sözü, Akdoğan’ın “Cemaatle aramızda bir kavga yok, zaten olamaz da” söyleminin sahiciliğini tartışmayı anlamlı kılmıştı.
Yalçın Akdoğan her ne kadar Pazar günkü yazısında “En samimi sağduyu çağrılarını bile “perdeleme” olarak kötüye yormak insafla bağdaşmaz. Ak Parti’nin bir yandan yüze güldüğü, diğer yandan tasfiye çabası içinde olduğu iddiası çok çirkindir. İftira atmak, fitne çıkarmaya çalışmak…” dese de söylem ile gerçekler arasında bazı bariz farklar var.
Dün anonsunu yaptığımız konuya geçmeden önce, yazılarımıza temel oluşturan iddiayı ilk dile getiren Vatan Yazarı Bilal Çetin’in bugünkü yazısından bir alıntı yapmakta fayda var.
EMNİYET VE YARGIDA TASFİYE OPERASYONU
Bilal Çetin bugünkü yazısında Başbakan Erdoğan’ın önceki günkü konuşmasının şifrelerini çözmeye çalışmış ve bürokratların tasfiye operasyonu ile ilgili yeni bir bilgi vermiş:
Şöyle diyor Bilal Çetin bugünkü yazısının ilgili bölümünde:
“En azından şimdiki aşamada bu girişiminin sorumluluğu, emniyet ve yargıdaki “bir kısım unsurlarla” sınırlı tutuluyor. İstanbul Emniyeti’nde bazı sorumlularla ilgili işlem geçen hafta yapıldı. Bunun devamı da gelebilir... Ankara kulislerinde bundan sonra asıl önemli gelişmenin özel yetkili yargı alanında olabileceği konuşuluyor...”
Evet, 14 Şubat tarihli yazısında büyük bir tasfiye dosyasından bahseden Bilal Çetin, şimdilik bu girişimin Emniyet ve Yargıda gerçekleştirildiğini ifade ediyor.
Bu noktada Star Yazarı İbrahim Kiras’ın da her şeyi açık ettiği dünkü yazısını da hatırlamakta fayda var.
TASFİYE OPERASYONU İTİRAFI
Tasfiye operasyonunun İfade Kriziyle ilgili değil çok önceden hazırlandığı, Akdoğan’ın yazısının da yayınlandığı Star Gazetesi’nin iki numaralı ismi İbrahim Kiras dün “Hâlâ görevinin başında olan bir savcının skandal kararı söz konusu olmasa da bugün alınan önlemler alınacaktı.” diyerek bu tasfiye operasyonunu açık açık itiraf etmişti.
Peki bu "bürokrat tasfiye operasyonu" iddia edildiği gibi sadece emniyet ve yargı da mı yoksa Bilal Çetin’in de iddia ettiği gibi diğer kurumlarda da geçerli mi?
Akdoğan’ın söz konusu olmayacağını söylediği tasfiye operasyonu ile ilgili Şükrü Küçükşahin’in köşesine taşıdığı “MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Cemaat’i “Paralel Devlet” olarak gördüğüne” ilişkin iddiası AK Parti medyasının amiral gemisi Sabah Gazetesi yazarı Ferhat Ünlü tarafından dolaylı olarak şu cümlelerle doğrulandı:
“MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılmasıyla başlayan kriz tırmanıyor. Krizi, "Devlet, 'paralel devlet'e karşı" ifadesiyle özetlemek mümkün. Beklenen son savaş -Armageddon- biraz erken başladı…. Duvarda asılı silah patlamalıdır.”
Yani Yalçın Akdoğan her ne kadar “tasfiye operasyonu yok” diye yalanlasa da cemaatin bürokraside tasfiye edilmek istendiği yazılıyor. Diğer taraftan seçimlerden sonra bu tasfiyenin başlatıldığı kanaati yaygın bir şekilde konuşuluyor.
BÜROKRAT HAVUZ OLAYI
Maliye Bakanlığı Müsteşarı Naci Ağbal, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, AK Parti grup başkan vekili Mahir Ünal'ın Başbakan’ın talimatıyla bir “bürokrat havuzu” kurdukları ve bu havuzda “kim cemaatçi kim değil” şeklinde çalışma yapıldığı artık çömez Başbakanlık muhabirleri arasında konuşulan konulardan birisi olmuş durumda. Beşir Atalayın'ın da bu çalışmaya dışardan destek verdiği söylenmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı’nda Ömer Dinçer dönemiyle birlikte cemaat mensubu yöneticilerin tamamının “kazındığı” sıradan Eğitim Muhabirlerinin tweetlerinde bile yer almaktadır.
KPSS Puanı, tecrübe, liyakat, yeterlilik gibi objektif kriterlerle yapılması gereken seçimlerde bir insanın cemaatçi olup olmadığını tespit edebilmek istihbarat çalışmaları ve teknik destek yapılabilir ancak. Bu teknik desteği MİT mi vermektedir? Bilal Çetin’in sözünü ettiği “Cemaat bürokratları dosyası” mı kaynağı oluşturmaktadır?
Bürokraside Yeni Atanan Üst Düzey Bürokratlardaki tavır, merkezden alınan bir emrin göstergesi olarak algılanmakta ve “Bürokrat Havuzu”nun koordinatörlerinin direktifi olarak yorumlanmaktadır.
Özetle Yalçın Akdoğan’ın “tasfiye yok” şeklindeki iyi niyet beyanları ile gerçeklerin örtüştüğünü söylemek, ortada dolaşan bu iddialar sonrası biraz güç…
İSTANBUL EMNİYETİ’NDEKİ TASFİYELER
Ergenekon ve KCK gibi derin yapıların temizlenmesinde önemli görevler ifa eden İstanbul Emniyeti’nde son MİT krizi sonrası yapılan tasfiyeler emniyette büyük bir moral bozukluğuna neden olmuştur.
Yalçın Akdoğan’ın defalarca önemine işaret ettiği ve destek verdiği, aynı şekilde Başbakan Erdoğan’ın da destek verdiği KCK Operasyonu’nu yöneten, KCK yapılanmasını çözen Emniyet Amirlerinin tamamı sürgüne tabi tutuldu.
Akdoğan, son yazısında “15 Şubat itibariyle yeni bir kalkışma başlatan terör örgütüne karşı devletin istihbarat ve güvenlik birimlerinin en yüksek motivasyon ve uyumla işbirliği yapması büyük önem taşımaktadır... Askerin, MİT’in ve polisin (emniyet istihbaratın) psikolojik çöküntü içine sokulması, sistemi paralize etmek, kilitlemek anlamına gelir. Güvenlik birimlerini felce sokmak, sadece PKK’yı sevindirir, büyük bir sistem sorunu doğurur.” demektedir.
KCK’nın belini kıran Emniyet Müdürlerinin görevden alınıp tamamının pasifize edilmesi Akdoğan’ın sözünü ettiği “motivasyon”a nasıl etki edecektir?
Yalçın Akdoğan, iyi niyet beyanlarında bulunsa da tasfiyenin olmadığını söylese de Bürokrat Havuzu’nun karar vericileri tarafından veto edilen atamalar, biçilen bürokratlar, yaşanan sürgünler bize farklı şeyler söylüyor. Umarız aklıselim galip gelir ve Yalçın Akdoğan haklı çıkar.
Yoksa 28 Şubat sürecinde yaşanaların bir benzerinin bugun yaşanıyor olmasının kimseye faydası olmaz. Sadece düşman sevindirir.
Doğan Medya'da Sarıgül Aşkının Sırrı?'Becerikli Bay Mustafa' ilan edildi. Önce, haber merkezi ve yazıişleri eliyle bunun 'peşrevi' yapıldı. Şimdi 'köşe elemanları' marifetiyle cilası çekiliyor.
İsrail'in Hatay Merakının SIRRI NE?İsrail'a ait savaş uçakları, insansız hava araçları hava sahamızı ihlal ediyor, iddiaya göre de ilgili komutanlar hep bunun gereğini yapmıyor hem de Genelkurmay'ı bilgilendirmiyor...
6 Predatör Terörle Başedebilir mi?Yakın geçmişte ABD ve Avrupa ülkelerinin kartı konumunda olan PKK, bugün İran ve Suriye'nin çekmecesinde.
İsrail’in Akdeniz Hayalleri ve PKKPKK'nın Türkiye’nin Akdeniz şehirlerini vurması İsrail’de bazı kişileri sevindirecekken bu strateji Beşar Esad’ın da işine gelecek.
"Adi Başbakan" Astsubayın Üstüne KaldıTaraf'ın “Parola: Adi Başbakan” sürmanşetiyle duyurduğu Erdek Mayın Filosu Komutanlığı’nda yaşanan parola rezaletinin geldiği boyut...
Suriye Krizi Şii ve Sünnileri Çatıştırıyor"Lübnan’da eğer Şii ve sakallıysan dürüst bir direnişçisin, fakat eğer Sünni ve sakallıysan köktendinci bir teröristsin.”
PKK'lı Teröristten HATAY İTİRAFI"Bu saldırı göstere göstere geldi. PKK adeta 'Bürke Yaylası'ndaki adamlarımla saldırıya geliyorum' diye bas bas bağırdı."
Dolmuşta Kenetlenen Vatandaş Tek YürekToplu taşımanın kıymetini bilelim. Bizi içeriden ve dışarıdan bölmeye çalışanların oyunlarına gelmeyelim...
- Bahçeli'ye Suikast Davasında Tahliye Kararı
- Başbakan Erdoğan'a 'Tehdit Notu' Operasyonu
- Teşvik Paketi Komisyondan Geçti
- Mühimmat İmhasında Çıkan Gaz Zehirledi
- Eve İcra Dönemi Sona Erdi
- Bağış: NATO Gül Gibi Genel Sekreter Bulamaz
- Çorum'da Sağanak Yağış Hayatı Felç Etti
- Fatih Projesi'nin Maliyetini Açıkladı
- Suriye Sınırında Orman Yangını Panik Yarattı
- Avrupa Borsalarında Sert Düşüş
- Dinçer: Eğitimde Köklü Değişikliğe İhtiyaç Var
- Nazarbayev: Türkiye İle Her Zaman Birlikteyiz
- Muş'ta Hain Saldırı: 1 Astsubay Şehit
- Asker Uğurlamalarında Gözyaşları Sel Oldu
- BDP’nin Görüşme Talebine Açıklık Getirdi
- Park Halindeki Kamyonlar Alev Alev Yandı
- Fitch'den Yeni Teşvik Paketine Tam Destek
- Kazak-Türk İş Forumu'nda Renkli Görüntüler
- Windows 8'de İlginç Hata
- Jobs'ın Ölmeden Önceki Son Projesi
- Android Kullanıcılarına Kötü Haber
- Vural'dan Hükümetin Ekonomi Politikalarına Tepki
- Topbaş: Kimseyi Yerinden Etmeyeceğiz
- Ukrayna’nın Milli Marşı 150 Yaşında
- Tuvaletlerdeki 'Sinek Sayısı'na Sınırlama
- 'Eşitlik' Konusunda Anlaşmazlık Sürüyor
- Erdoğan Kazaklar'dan 5 Çocuk İstedi
- Polis Merkezi Önünde Şüpheli Paket Alarmı
- Bu Santral Elektrik Üretimini Yüzde 2 Artıracak
- Nevşehir’de Kanserli Köy Taşınacak
- Malatya’da Kaza: 1 Ölü 18 Yaralı
- Takip Ettiği Eşini Telefonla Görüşürken Görünce Dövdü
- Halı Asarken Akıma Kapılan 6 Aylık Hamile Kadın Öldü
- Bu Sefer Burhan Kuzu Öğrencilere Yumurta Attı
- U-19 Milliler Yunanistan'a 3-0 Mağlup
- Hem Annesini Hem Kız Kardeşini Öldürdü
- Sason’da Kar Nedeniyle Kapalı Olan Köy Yolları Açıldı
- Tarihi Eser Operasyonunda 7 Kişi Gözaltına Alındı
- 'Bedelli'de 25 Yaş ve 15 Bin TL Önerisi
- AİHM'e Yargı Şoku








